NoveliqaZamana Kilitlenen Dedektif / Geçmişin Karanlık Kapısı :0%
Log in

Chapter 6

Geçmişin Karanlık Kapısı

Ofisin kapısındaki garip hareketler hâlâ zihninin kıyılarında titrek bir gölge gibi dans ediyordu. Eray, parmaklarının ucundaki titremeyle kapıyı son kez gözden geçirdi. Gecenin karanlığı, Neo-İstanbul’un neon ışıklarının çarpıtılan renk paletinde eriyip gidiyordu.

Adımlarını yavaşlatmadan, eski, ahşap döşemeli koridorda yankılanan ayak sesleri arasında yoğun bir sessizlik vardı. Ofisin içindeki hava, çaydanlığın hafif buharıyla nostaljik bir dokunuş taşıyordu; ama Eray için yerinde sayan zamanın soğuk bir anıydı bu. İçinde, daha önce hiç hissetmediği bir karışıklık vardı. Güven dediğin şey, gözlerinin önünde yavaşça buharlaşıyordu.

Cem’in sırları…

Düşünceler, düğümlenmiş iç çamaşırı gibi ağırlaşıyor, bunaltıyordu onu. Tam o anda, duvar saatinin bip sesi birden ritminden şaşarak Eray’ın dikkatini çekti. Bu ses nasıl normal olabilirdi ki? Saat, dakikalar öncesinden durmuş olmalıydı.

İçindeki huzursuzluk, aniden kalbini sıkıştırdı. O an, zamanın sadece dışarıda değil, içinde de kırıldığını hissetti.

Geriye dönüşü olmayan bir mekânda, zihninde başka bir kapı beliriyordu: Çocukluk anıları.

Kafasındaki dağılan bulutların arasından, buz gibi bir rüzgâr esmeye başladı. Gölgeler daha kalın, daha ağırdı şimdi.

Aniden eski bir beste dudağında kıvrıldı, çocukluğuna ait bir melodi.

O karanlık kapı…

Gözleri istemsizce kapandı. Göz kapaklarının ardında, unuttuğu yıllar sürükleniyor gibiydi.

Yeniden, uzun zaman önce terk ettiği o odaya sürüklendi zihni.

Şimşekler çakıyordu, çatıdan süzülen damlalar ıslatıyordu yere düşen küçük ayakkabısını. O anın kokusu; nemli toprak, eski ahşap, ve hafif yanık deri.

Bir ses vardı; ince, korkutucu ve zavallı.

“Eray, yapma…”

Çığlık… Annenin sesi. Ama gitmiş gibi hissediyordu.

Göz açıp kapayıncaya kadar, o anın içinde kaldı sıkışıp.

Yıllar boyunca bastırdığı, unuttuğunu sandığı o korku…

“O gece ne oldu?” diye fısıldadı kendi kendine. Ama cevap, derinlerde kalmış bir sır gibi, alevlerin arasında saklıydı.

Elini kalbine bastığında, tarifsiz bir acı birden yükseldi ciğerlerine.

Bu anı, döngünün kilit noktası olabilirdi.

Zaman, o eski acının içinde kilitlenmişti.

Ve Eray, bu karanlık kapının ardında saklı gerçeği açığa çıkarmadan, döngüyü kıramayacağını biliyordu.

Bir an daha bekledi; seslerin uğultusu, şehirden gelen robotik sirenler, hatta kendi soluk alışverişinin yankısı dahi sustu.

Kapı tekrar çalındı. Bu sefer ansızın, sertçe, yalıçapkını gibi çarptı kulaklarına.

Eray gözlerini şiddetle açtı.

Kafası sersem, kalbi düzensiz atıyor, hem geçmişin hem de şimdi’nin ağırlığıyla eziliyordu.

Kapının arkasında ne vardı?

O anı çözdüğünde… Her şey değişecekti.

Ama şimdi, sadece o karanlık kapı vardı.

Ve o kapı, yavaşça aralanıyordu.

---

BÖLÜM 6 burada sona erer. Eray’ın bastırdığı travma neydi? O kapının ardında ne saklanıyordu? Ve bu, zaman döngüsünü kırmak için hangi bedeli gerektiriyordu?