NoveliqaYeraltının Kralı: Gölgenin Geri Dönüşü / İhanetin Karanlık Yüzü :0%
Log in

Chapter 6

İhanetin Karanlık Yüzü

---

Kaan, yere yayılmış bedeninin ağırlığını taşırken, etrafı bulanıklaşan neon ışıklarının kızıl-mavi dansına gözlerini açtı. Karın içine saplanan bıçak darbeleri sanki yavaşça buz kesen bir soğukluğa dönüşmüştü. Nefesi kesildi; kalbi, kanla dolu göğsünde düzensiz bir şekilde çarpıyordu.

Gecenin sessizliği, uzaklardan gelen siren sesleriyle parçalanıyor, ama burası -gölge altında çırpınan bu cehennem- başka sesler arıyordu. Ağır, solgun bir karanlık çökmüştü. Kaan, yerden kalkmaya çalışırken elleri titriyor, parmaklarının ucunda o ihanetin izleri beliriyordu.

“Neden?” Sözcük, boğazından kısılarak çıktı. Yutkunarak, kimliğini bildiği o kişiye bakmaya çalıştı. Ama etraf sadece eski dostların gülümseyen yüzlerinin hayaletleriyle doluydu.

---

Bahçenin köşesinde, yağmurun ince taneleri camlardan süzülüp yankılanıyor, metal çatıcığın altında sözlerin ağırlığı çöküyordu.

-Kaan, buna inanmak istemiyorum. -Anıl’ın sesi kesikti, nervöz bir titreme barındırıyordu.

Kaan, yavaşça başını kaldırdı, gözleri kaskatı keskinleşmişti. “Anıl... Bu işin içinde sen... olamazsın.”

Anıl’ın terleyen alnından kayıp düşen birkaç damla ter, sessiz bir itiraftı adeta. “Zorunda kaldım. Selim boş durmuyordu, sen dağılırken pazarı paylaştı. Ben... kontrolü korumalısın diye böyle yaptım.”

Kaan, dişlerini sıktı. Yüreğinde bir sızlama vardı; en derin yara buradaydı.

“Kontrol mü? Kontrol için kan mı dökülecek?”

Anıl omuzlarını kaldırdı, yapay bir halle, fakat gözlerindeki suçluluğu saklayamadı. “Senin intikamın, bizim geleceğimiz... Ama ben de affedilmeliyim.”

Kaan’ın omuzlarından zelzele gibi bir öfke aktı. “Affetmeyeceğim.”

---

İçeri döndü. Şehir sokakları, boğuk ışıkların altında çökmüş bir labirenti andırıyordu. Kaan’ın adımları kararlılıkla dövülüyordu kaldırım taşlarına; gölgenin içinde kaybolan kızgın bir hayalet gibiydi.

“Selim Demir... Her şeyi planladın. Her tuzağı kurdun. Ama ben yeniden doğdum ve gerçek hesap zamanı geldi.”

Telefonunu çıkardı. Ekranda gizemli bir mesaj belirdi: “İçeride bir yılan var, dışarı çıkma.”

Adeta bir buz parçası boğazına takılmıştı.

---

Saatlerce süren sessizlik, eski dostların, eski düşmanların ve kaybedilen her anının yankısıyla doluydu. Kaan, kafasında bir plan kurarken görüntüsü bir anda donup kaldı.

Kapı, tık diye açıldı.

Ve odada beliren kişi, Kaan’ın dünyasının yıkımından daha acımasız bir gerçeklikti.

Göz göze geldiler.

Gözleri, yılların arkadaşlık ve ihanetin keskin bıçaklarından daha keskin bir soğukluk taşıyordu.

---

-Ben... senin en güvendiğin kişi, Kaan.

Kaan, nefesini tuttu.

Karanlıkta yükselen bir fısıltı gibi, içindeki intikam ateşi alevlendi.

---

İhanetin Karanlık Yüzü tam burada sona erdi. Kaan’ın yeni savaşı, şimdi başladı.