NoveliqaYeminin Karanlık Kanatları / Gözler Arkada Kalmamalı :0%
Log in

Chapter 16

Gözler Arkada Kalmamalı

Serap’ın nefesi, boğazına düğümlenmişti. Gözlerinden, geceye karışan küçük gölgeler gibi eski anılar geçiyordu. Kaan’ın o esrarengiz gülümsemesi, onu hem yakıyor hem de hapsediyordu. Yeminlerinin kıskacında, çıplak bir gerçeklikte duruyordu—dünyası yeniden yıkılmaya mahkûmdü.

İstanbul’un gece rüzgarı, Sovka Sokağı’nın taş duvarları arasında fısıldıyordu. Serap, sert adımlarla evinin uğursuz sessizliğine döndü. Ayaklarının altında kaldırım taşları çatırdarken, cebindeki telefonun titremesi tüm dikkatini dağıttı. Ekranda beliren isim, nefesini kesmişti: “Kaan Demir.”

---

“Arama bitti.” Sesinin tonu, telefonun ucundaki karşı tarafa meydan okuyor, ama içinde bir tür kırılma saklıydı.

“Bitti mi?” Kaan’ın sesi, çıtırdayan bir tahta kadar soğuktu, ama altında sabırla işleyen tehlikeler gizliydi. “Daha yeni başlıyoruz, Serap.”

Serap’ın parmakları titredi; aynı anda hem öfkenin hem korkunun kalbini parçalamaya çalıştığını hissediyordu. “Yeminimi bilirsin. Asla vazgeçmeyeceğim. Senin gölgen altında mahvolmam.”

Kaan kısa bir kahkaha attı. “İyi. O zaman şu an yapmak zorunda olduğun seçimi düşün. İki yol var ve çıkış yok...”

---

Eline geçen bir dosyaya göz atarken, ekranın soğuk ışığında bir gerçek daha parlıyordu. Kaan’ın kurduğu entrika zinciri, sadece Serap’ın ailesini değil, en güvendiği dostlarını da hedef alıyordu. Eski notlar, karanlık bağlantılar; her biri gölgede kalmış yüzler.

Serap, gözlerinden akan yaşlarla karışık terin yanaklarını ıslattığını hissetti. İçinde sönmek bilmeyen bir ateş vardı. Sedasızca, kimseden yardım istemeden, kendi adaletini sağlamak zorundaydı. Ama o an hissetti: Seçimin bedeli sandığından çok daha büyüktü.

---

Kapının ardında adımlar duyuldu. Serap ödünç aldığı nefesi hizzaya getirdi, gövdesini dikleştirdi. Çok eski bir dostu, Ayhan, sessizce içeri girdi. Gözleri korku ve kararlılıkla parlıyordu.

“Serap. Zaman daralıyor,” dedi Ayhan, sözcüklerin yüküyle. “Kaan, senden bir adım daha önde olmamızı istiyor. Sadece senin yanıtın belli değil.”

Serap, titreyen ellerini cebine soktu ve yemin yüzüğünü kavradı. “Biliyorum. Geri adım atamam, ama karşı hamlem... geri dönüşü olmayan yollara sapacak.”

“Gözler arkanda kalmamalı,” diye fısıldadı Ayhan. “Ama bilemezsin kimin sırf senin için gözyaşı dökeceğini. Düşman yakın. Dost daha da yakın.”

---

Bir anda, dış kapıdaki kapı zili keskin bir sesle çaldı—sert, keskin, acil. Serap ve Ayhan bir saniyeliğine nefesini tuttular.

“Kim olabilir bu saatte?” Serap sordu, gözlerini kapıya diken.

Ayhan cevap vermedi. Her ikisi de biliyordu; apartmanın kapısından içeriye adım atan kişi, hayatlarını bir daha değiştirecek.

---

Dış kapı hafifçe açıldı. Ve o anda, Serap’ın gözleri dondu. Siyahlar içindeki bir adam, üzerinde Kaan’ın logosunu taşıyan eski bir yüzükle sessizce duruyordu.

“Beni onları koruman için gönderdi...” Adamın sesi havada asılı kaldı.

Serap’ın iç dünyası bir yıkım dalgası yaşadı; seçimler artık sadece kendi hayatıyla ilgili değil, etrafındakilerin kaderiyle de sınanıyordu.

---

Ve Serap anladı: Gözler arkada kaldığında, yeminlerin tutuştuğu ateş, hem düşmanı hem en karanlık sırları aydınlatacaktı.

---

Devam edecek...