NoveliqaYeminin Gölgesinde Kırılan Kaderler / Kırık Zırhlar :0%
Log in

Chapter 9

Kırık Zırhlar

Dış kapıdaki adımlar, geceyi delercesine sessizliği paramparça etmişti. Eylül, kalbinin göğsünde nasıl çarptığını hissedebiliyordu; her atışı, tam boğazında düğümlenen o eski korkunç anıyı çağırıyordu.

Korhan’ın sesi, keskin ve soğuktu: “Onun da duyması gerekiyor.”

Eylül, kendini zor kontrol ederek, kendi gölgesini bile tanıyamaz haldeydi artık. Gecenin koynunda bir lanetin rüzgarı esiyordu; sabahı beklemek boşunaydı—gerçekler, gölgesinde kırılacak zırhları parçalamaya başlamıştı bile.

*

Koridorun loş ışığı, zemindeki seramiklere soğuk bir mavi ton yansıtıyordu. Eylül, bir an için durdu. Ayakları, zifiri karanlıkta kendiliğinden hareket ediyor, odadaki atmosfer parçalanmış bir zamanın enkazı gibiydi. O an sessizlikle dolu dünyasında sadece bir çığlık yankılandı: içinde sakladığı o korkunç gerçek.

Göğsünde sıkışan nefes, sanki eski yaraları yeniden deliyordu. Bir zamanlar unutulmuş, tozlu sandığın en derin köşesinde sakladığı çocukluk anısı, gözlerinin önüne gelmeye başladı. Küçük bir çocuğun titrek sesi, yankılanıyordu:

“Anne... Neden beni bırakıyorsun?”

O an, zaman dondu. Eylül, o saklandığı odanın penceresini açmaya çalışırken, çocukluğundan kalma ayak sesleri kulağında çınladı. Yıllardır bastırdığı korkular, yeniden parmak uçlarından başına doğru tırmanıyordu.

Korhan, biraz geri çekilerek, Eylül’ün yüzündeki ifade değişimini fark etti. “Eylül, sakin ol.” diye fısıldadı. Ama onun sesi, buz gibi sakindi ve bir tehdidin kokusunu taşıyordu.

Eylül, gözlerini başından sonuna kadar Korhan’a dikti. İçinde kaynadığını hissettiği kasırgayı dizginlemek için kelimeleri seçiyordu. “Her şeyin üzerine bir perde çekmek kolay, Korhan. Ama bunu sürdüremezsin.”

Korhan dudaklarını bükerek gülümsedi. “Sonunda gerçek ortaya çıkacak. Senin de istediğin gibi.”

O anda kapı tekrar çarptı. İkinci kişilik, o gecede varlığını kesinleştirmişti. İçeri sarkan silüet, tüm gizemleri ardında bırakacak fırtınanın habercisiydi.

Eylül, sessizce, sıcak bir ter damlasının yanağından aşağı süzülüşünü izlerken, öfkesinin içinde kendine dair kırık zırhlarının sesini duyuyordu. Gözlerinde yansıyan o karanlık, artık saklanacak yer bırakmıyordu.

“Bu gece,” dedi fısıltıyla, “yeminler iptal oluyor. Ve her kırık zırh, keskin bıçaklara dönüşecek.”

Korhan’ın yüzünde, sert bir memnuniyet belirdi ama Eylül, görmemeyi tercih ettiği bir gerçeğe doğru titrek adımlarla yaklaşıyordu.

Ve o gerçek, saklandığı zifiri karanlıktan, ilk kez yansıyan ay ışığı gibiydi; geceyi aydınlatmıyordu, sadece her kırığı ve sancıyı daha da görünür kılıyordu.

Kapı aralandı.

*

“Geldi.”

Ses bir fısıltıydı ama odanın her köşesine yayılıyordu.

Eylül, yutkunarak koridordaki silüete baktı. İçinde biriktirdiği korkular, artık saklanmaya mecali kalmamıştı.

Gözlerindeki o eski çocukluk anısının sakladığı korkunç gerçek, gün yüzüne çıkmaya başlamıştı.

---

Kırık zırhlar, kanmaya hazırdı; bu gece, kader yeniden yazılacaktı.