NoveliqaUnutulmuş Sırlar: Gölgeler İçinde Kayıp / Kaybolan Babam :0%
Log in

Chapter 6

Kaybolan Babam

Beyaz duvarlar boyunca yankılanan kapı tokmakları, kalbinin göğsünde çarptığı ritmin dibine vurdu. Elif, nefesini tutarak kapıya doğru bakarken, elleri hafiften titriyordu. Boğazından geçen kuru yutkunma, sanki içindeki korkuyu dışa vurmasına engel oluyordu.

“Kim olabilir böyle bir saatte?” diye düşündü. Dışarıdaki sis, camdan yansıyan gölgeyi belirsizleştiriyor, yüzü görünmez hale getiriyordu.

Kapı bir kez daha, bu sefer daha sert vuruldu. Elif adım adım kapıya yaklaştı, tereddüt çölüne saplanmış gibiydi. Parmak uçlarıyla kapı koluna dokundu ama çevirmedi. Yok, hazır değildi.

“Lütfen,” dedi kendi kendine, sesi sadece küçük bir fısıltıydı. “Lütfen git buradan…”

Dışarıdan kaba bir ses yükseldi.

“Kapıyı aç, Elif. Benim, Korhan Deniz.”

Adı havada yankılanıp düğümlendi boğazında.

Nefesi kesildi. Elif, dizlerinin üstüne çökmek üzereyken, aniden arkasındaki kitaplıkta bir ses duydu. Hafifçe tıkırdadı, üzerindeki toz kalktı. Oda bir kez daha sessizliğe gömüldü.

Kapı tokmağının sesi kesildi. Uzun bir an boyunca yalnızca tıkırdaması kaldı Elif’in kulaklarında.

Bir an düşündü, “Acaba bu evde yalnız mıyım gerçekten? Yoksa onların gölgeleri, hep etrafımda mı dolaşıyor?”

Sonra, elinin titrek parmaklarıyla cebinden çıkardığı notu tekrar açtı. Kağıdın köşesi sert ve kabardı, sanki bir şeyler gizliyordu.

“Babamın hikayesi burada bitmiyor, Elif…”

Gözleri karanlığa adapte olurken, kağıt üzerindeki soluk mürekkep satırları zihninde canlandı. Babası Ali Yalçın, yüzlerce soru işaretinin içinde gizlenmiş, soğuk bir İstanbul akşamında kaybolmuştu yıllar önce.

Elif’in kalbi bir kez daha sızladı, ama bu sefer farklıydı. Bu sızı, hafızasındaki boşluklarla değil, kaybolan babasına dair ipuçlarıyla beslenen, tutkulu bir ateşti.

Siyah bir kalemle çizilmiş küçük bir harita vardı notta. Haritanın bir köşesine dikkatlice bakarken, labirent gibi sokaklar, bir işaret: Sarı Kuş Kafesi.

Elif kelimeleri yüksek sesle mırıldandı: “Sarı Kuş Kafesi... Baba neresi buralarda?”

Gözlerinden yaşlar süzüldü, ama yutkunduktan sonra doğruldu. Kendi içinde karar almıştı. Bu gece, geçmişin karanlığına doğru adım atacaktı.

Adımlarını eskitilmiş parke üzerinde yankılandırarak kapıya yöneldi. Kapıyı yavaşça açtığında, dışarısı daha soğuk, daha sessizdi. Sis, şehrin sokaklarını yavaş yavaş yutuyordu.

Derin bir nefes aldı. Gölgeler onu çağırıyordu.

Yoldan geçerken, eski bir gazeteci dükkânının camında yansıyan kendi silüetini gördü. Gözünün kenarında kararan, fakat karanlığa meydan okuyan o cesur hat hafızasında kaybolmamıştı; o, Elif’ten başkası değildi.

Birden cebindeki telefon titredi. Ekrandaki mesajın tek kelimesi vardı:

“Babanı unutma.”

Kalbi tekrar yerlere çakıldı. Mesajın göndericisi görünmüyordu.

Kalabalık sokakta sesi kesilen rüzgarın arasında, Elif’in duyduğu tek şey kendi nefesiyle çarpan kalbinin sesi oldu.

Ve gölgelere doğru ilerlerken anladı: Bu sadece başlangıçtı.

Sarı Kuş Kafesi’ne giden yol, bir sırlar ağına daha derin çekiliyordu.

Mağrur İstanbul sabahtan uzaklaşırken Elif’in ardında bıraktığı her adım, karanlığa biraz daha yaklaşıyordu.

Ve gece, bir adım ötesinde tehditlerle doluydu.

Kapıyla arkasında bıraktığı evin gölgesi, sadece bir evin değil, hayatının da kapılarını aralıyordu.

Tam o anda, arkasından gelen bir ses fısıltı gibi kulaklarına çarptı:

“Sarı Kuş Kafesi... orada bulacaksın.”

Elif döndü ama arkasında kimse yoktu.

Sadece bir gölge, kadının geçmişine eşlik eden karanlık bir sır, sessizce süzüldü geceye.

Ve Elif, babasının kayboluşuyla ilgili ilk gerçek ipuçlarını alırken, üstü örtülü bir aile bağının ne kadar derin olduğunu anlamaya başladı.

---

Kapının tam önünde, yerde eski bir fotoğraf parçası yavaşça sürüklendi. Üzerinde, genç bir adamın silueti vardı.

Elif o an donup kaldı.

Çünkü o siluet, kaybolan babasına aitti.

Ve yanında, incecik hafifçe kıvrılmış bir not daha vardı:

“Baban sadece kaybolmadı Elif... O, izle bırakıldı.”

Gölgeler, bu sefer daha da yakındı.

---

Ve şimdi sessizlik içinde kaybolan babanın gölgesine doğru yürüyordu Elif Yalçın.

---

[Devam edecek...]