NoveliqaSözleşmenin Gölgesinde Aşk / Sözleşmenin Gölgesinde :0%
Log in

Chapter 6

Sözleşmenin Gölgesinde

Telefonun uç verdiği o sözler karanlık bir sis gibi çökmüştü Aslı’nın zihnine. “Her savaşta bir sır vardır...” Hayır, bunlar sadece kelimeler değildi; içinde kopan fırtına, yürek atışlarının ritmi değişen bir melodiye dönüşmüştü.

İş yerine adımını attığında, ayak sesleri marmara kahvesinden yükselen yoğunlukla karışıyor, cam duvarların ardında şehrin gürültüsü uzaklaşıyor, ancak içinde büyüyen o huzursuzluk her şeyi boğuyordu.

Masa sandalyenin soğuk dokusunu tenine hissettiğinde, derin bir nefes aldı. Ellerini ovuşturdu; aslında odadaki sessizlik, konuşmaların yankısı olmadan bile ağırdı.

Birden kapı hafifçe aralandı ve Deniz girdi, gözlerindeki açıklanamayan bir tereddütle Aslı’ya yaklaştı.

“Aslı... patron senden seni çağırıyor,” dedi, sesi hapşıran bir rüzgar gibi titrek.

Kalbi bir anlığına göğsünden sıyrılır gibi oldu. “Murat mı?” diye sordu, sesi kendine yabancı.

Deniz başını onaylarcasına salladı.

Adımlarını ağırlaştırarak Murat’ın odasına yöneldiğinde, koridorun ışıklarıyla gölgeler birbirine karışıyordu. Derin bir adım, ardından bir başka… Her adımda geçmişin hayaletleri daha da yakınına sanki.

Kapı aralandığında, Murat’ın duruşu ve ifadesiyle karşılaştı: soğuk, hesapçı, ama içten içe bir davet, bir meydan okuma barındırıyordu.

“Bekliyordum,” dedi Murat, sesinde ince bir alaycı ton. “Geçmişin sırlarını bu kadar kolay açmamalısın, Aslı.”

Aslı’nın gözleri—keskin, korkusuz—Murat’ı süzdü.

“Neden…” kelimesi boğazında düğümlendi, ama sonunda yutkunarak, “Neden benimle ilgileniyorsun?”

Murat hafifçe güldü, ancak bu gülüşte bir şüphe, hatta belki de bir tehdidin ötesinde bir hırçınlık vardı.

“Sen, Efe’nin düşüşüne açılan kapı olmaya devam edeceksin. O sırra ulaşmak istiyorum, Aslı. Ve seninle oynamak, hayatındaki hiçbir şeyi şansa bırakmadan…”

Tansiyon yükselirken, Aslı sessizce karşılık verdi: “O sırı bulmak istiyorsan, en önce beni anlamak zorundun.”

Murat’ın suratındaki ifadeye karışan hayranlık ve soğukluk, aralarındaki dengede bir anlığına çatlaklar oluşturdu.

Tam o an, kapı hafifçe aralandı ve ofisin dışından bir ses yükseldi: “Aslı, seni bekliyorlar.”

Aslı neredeyse düşecekti, o an hissettiği ağırlık ödüm koparcasına artmıştı. Murat, gözlerini gözlerine dikti ve sanki farkında olmadan, gizli bir kameranın önünde dans eden bir gölge gibi hareket etti.

Çıkarken, Aslı’nın arkasından süzülen o bakış, onun farkında olmadan izleniyor olduğuna dair sessiz, ama soğuk bir uyarıydı.

Gözleri kapıdan çıkarken, içindeki buz gibi bir his, bu oyunun çok daha karmaşık olduğunu ve gölgelerin ardında ölümcül bir planın derinleştiğini fısıldıyordu.

O an, Murat Yılmaz’ın Aslı’yı izlediği ve her adımını not aldığı su götürmez bir gerçek olarak ortaya çıktı.

Bir adım, bir nefes, bir yemin gibi... Sözleşmenin gölgesi iyice üzerlerine çökmüştü.