NoveliqaSözleşmenin Gölgesinde Aşk / Gizli Karanlıklar :0%
Log in

Chapter 3

Gizli Karanlıklar

Kapının ardındaki tıkırtı, odanın soğuk sessizliğini paramparça etmişti. Aslı, kalbini boğazında hissediyordu; nefesi daralmış, elleri terlemişti. Gözleri karanlığa alışmaya çalışırken, elektrikli takım masasının yanındaki lambanın solgun ışığı yüzünde küçük gölgeler yaratıyordu. Kapı, birdenbire açılırken o an sanki zaman yavaşladı. Karşısında, kolunda hafif bir yara bandı ile Murat belirmişti; hiç beklemediği kadar yakın ve tehlikeliydi.

“Aslı,” dedi sesi pürüzlüydü, keskin ve ağır. “Konuşmamız gerekiyor.”

Odaya girdiğinde, Aslı istemsizce birkaç adım geriye çekildi. Gözlerinde hesap kitap, dudaklarında ince bir kıvrım vardı Murat’ın. Dışarıdaki karanlık sokak lambalarının titrek ışığı, onun sert hatlarını daha da belirginleştiriyordu.

“Seninle iyi geçinmek istiyorum,” diye devam etti Murat, sesi alttan alta bir tehdit barındırıyordu. “Ama önce bilmelisin... Efe’nin geçmişinde saklanan karanlık bir sır var. Ve ben bunu ortaya çıkarmaya kararlıyım.”

Aslı’nın kalbi yeniden sıkıştı. Efe’nin geçmişi? Bu sözcükler ağızından düşer düşmez içindeki alarma kapılar ardına kadar açılmış gibiydi. Murat’ın gözlerinde gördüğü o soğuk kararlı baktı onu köşeye sıkıştırıyordu.

“Ne yapmaya çalışıyorsun?” diye fısıldadı Aslı, sesi titriyordu ama dizlerinin bağı çözülmemişti.

Murat ufak bir gülümseme yakaladı, ama o gülümseme hiç de sıcak değildi. “Önümüzde bir yol var Aslı. Eğer o yoldan yürürsek, ikimiz de büyük kayıplar verebiliriz. Ama benim teklifim, sana yardım etmek. Efe’nin içinde sakladığı ihaneti açık edip, sonunda sözleşmenin gerçek yüzünü ortaya çıkarmak.”

Aslı, Murat’a gülümsememek için kendini zorladı. Yalan kokan kelimeler, sinsi planların habercisiydi. Ama içinde büyüyen bu belirsizlik, onu teslim olmaya zorluyordu.

Tam o sırada, dış kapının arkasından başka bir ses duyuldu. Hafif bir tıslama ve bir adım sesi. Aslı, irkilip Murat’a baktı; Murat’ın kaşları çatılmış, bakışları karanlığa kilitlenmişti.

“Biz yalnız değiliz,” dedi Murat, derin bir nefes aldı. Aslı, arkasındaki kapının hafifçe aralandığını fark etti. Soğuk hava yüzüne çarptı, odada olanların ağırlığı daha da arttı. Ancak ne kim olduğunu görebiliyor, ne de dışarıdaki karanlığı çözebiliyordu.

Tam o esnada, telefonunun titreşmesi ile odaya başka, daha sessiz bir tehdit girdi. Aslı mesajınız var uyarısıyla irkildi ve telefonu eline aldı. Mesaj’ın içerisindeki videonun önizlemesi düz siyah bir ekranın üzerine düşmüştü.

Parmağını üzerine koyar koymaz görüntü açıldı.

Kamera, gölgelerin arasından Aslı’yı takip ediyordu. Parkın karanlık köşesinde, adım adım yürüyordu; yüzü korku ve kararsızlıkla dolu, elinde Efe’den aldığı sözleşmenin kopyası vardı.

Aslı, nefesini tuttu. Kameranın merceğinden gelen soğuk gerçek, onun en büyük korkusuydu.

Görüntü hızlıca yeni bir açıya geçti. Bu kez, kameranın arkasındaki kişinin elleri görünüyordu; titrek, ama emin parmaklar; böyle bir şeyi izlerken duyulan öfke ve araçları kullanmanın ustalığı arasında ince bir çizgi vardı. Sonra tekrar Aslı’nın yüzü... Şaşkın, kırılmış, ama bir o kadar da cesur.

Videonun sonunda, sessizlik çöktü. Ardından, ekranda şu satırlar belirdi:

“Efe’nin gölgesinde yürürken, senin gerçeklerin açığa çıkacak. Gözetleniyorsun, Aslı.”

Aslı’nın kalbi yerinden fırlayacak gibiydi; dudakları kıpırdadı ama ses çıkmadı. O an, orada Murat’ın soğuk bakışlarını, mahsun ve korku dolu duygusunu, hatta Efe’nin henüz çözemediği sırlarını düşündü. Bu bağlantı, kendi varoluşuna bir hançer gibi saplanıyordu.

Murat, yanına gelip omzuna dokundu; dokunuşu ağır, ama ürkütücü bir renk taşıyordu. “Gördün mü? Sözleşme sadece kağıt üzerinde değil, hayatının tam ortasında. Adımlarını dikkatli atmalısın. Ve unutma, asıl savaş şimdi başlıyor.”

Aslı, ekrana baktı; içindeki o fırtına, şimdi yerini bilinmezliğe bıraktı. Karanlıkta yalnız olmadığını biliyordu. Bir gölge, her an adımlarını takip ediyordu. Ancak bu kez, gözlerinin içerisine yakından bakıyor, savunmasız yanlarını avlamaya yelteniyordu.

Kapı aniden aralandı.

Işık, uzun, ince bedeninin üzerine döküldü.

İçeriye girdiği anda herkesin nefesi kesildi.

Efe, durgun bir sessizlikle Aslı’ya baktı. Gözlerinin en karmaşık duygularla dolu olduğu o cümleyi kurdu:

“Senin bir sır sakladığını biliyorum, Aslı. Ve onu öğrenmek için hiçbir şeyden vazgeçmeyeceğim.”

O an, odada zamanı durdu. Karanlık, gizli gerçeklerle örülü ağlarını daha da sıkıyordu.

Aslı kalbini bastırarak, yavaşça başını kaldırdı.

Ve tam karar verme anına gelmişti; düşman mı, müttefik mi?

Ve kameradan sızan o görüntü, artık kaderinin çelik bir zinciriydi.

Çalınan kapı sesi, yükselen tehlikenin sesi oldu.

Ve hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktı…