NoveliqaSözleşmenin Gölgesinde Aşk / Yeni Bir Başlangıç :0%
Log in

Chapter 1

Yeni Bir Başlangıç

İstanbul’un sabah ışıkları, gökdelenlerin cam yüzeylerinde parçalanıp küçülürken Aslı Demir, Alipaşa Kuleleri’nin 22. katındaki küçük ofisinde oturuyordu. Masanın üzerindeki bilgisayar ekranı, kırmızı renkle yanıp sönen bir uyarı işaretiyle doluydu. Birkaç satırdan oluşan finans raporu, içini buz gibi bir soğukla doldurmuştu.

“Borçlar... artıyor. Nakit akışı negatif. İflas eşiğindeyiz,” diye fısıldadı kendi kendine, sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı.

Aslı’nın parmakları titriyordu. Ekranı tekrar tekrar gözden geçiriyor, bir hata bulmaya çalışıyordu. Fakat sayılar hiç değişmiyordu; gerçekle yüzleşmekten kaçamıyordu artık.

Duvarda asılı duran diplomasının üstündeki ışık hafifçe titredi. Kafası zonkluyor, kalbi deli gibi atıyordu. Şirketinin yıllardır inşa ettiği tüm hayaller yıkılıyordu yavaşça altında.

“Bu... bu kadar mı kötü?” diye mırıldandı. Gözleri bulanıklaşırken, alnından soğuk terler süzüldü.

Kapı aniden hafifçe tıklayınca irkildi. Arkasında duran genç asistanı, Eda, yüzünde uğursuz bir ciddiyetle duruyordu.

“Patron, Efe Bey aradı. Kendisi üst katlarda sizi bekliyor,” dedi.

Aslı derin bir nefes alıp, masasına yaslandı. İçinde büyüyen sıkışmışlık hissiyle, yavaşça kalktı. Alnını pencerenin soğuk camına dayadı; şehirden gelen gürültüler, klaksonlar, inşaat sesleri kulağında gitgide daha da boğuk bir müzik gibi çalıyordu.

“Efe,” dedi kendi kendine. Kulaklarında hala adının yankısı vardı. “Bir şirket adamı. İyi ki de var. Ama...” Dudaklarının kenarları istemsizce gerildi. Yarım kalmış bir pişmanlıktı bu, o bile farkındaydı.

Asansörün camından dışarı baktı; İstanbul’un kaotik ama bir o kadar da büyüleyici silueti, akşam karanlığına karışmak üzereydi. Kendisini hayatının en büyük kavşağında, hangi yolun doğru olduğunu bilmeyecek kadar yalnız hissetti.

Üst kata vardığında, başkanın ofisi ağır, koyu ahşap mobilyalar ve geniş bir şehir manzarası ile doluydu. Efe Yılmaz, masasının arkasında, kemerli gözlüklerinin üzerinden Aslı’ya baktı. Yüzünde zarif bir tebessüm vardı; ama gözlerinin derinliği soğuk bir kumar masasını andırıyordu.

“Biliyorum, durum zor,” dedi Efe sessizce. Sesi vıcık vıcık bir karamel gibiydi, ama içinde dikenler saklıydı. “Şirketin batıyor, Aslı. Ama ben sana bir çıkış yolu sunabilirim.”

“Ve siz... ne istiyorsunuz?” diye sordu Aslı, yüzünde içgüdüsel bir savunma.

Efe'nin gülümsemesi genişledi ama gözleri donuk kaldı.

“Sana teklifim var. Sözleşmeli evlilik.”

Aslı’nın tüm dünyası bir an durdu. Kulaklarına inanamadı. Dudağı hafifçe titrerken, yutkunmakta zorlandı.

“O... bu nasıl... ne demek istiyorsunuz tam olarak?”

Efe yerinden kalktı, adımlarını yumuşatan deri ayakkabılarının sesi odada yankılandı.

“Babanın şirketini kurtarmak için senin gücünü kullanacağım. Sen de kendi ayakların üzerinde duracaksın. Bunu yapmanın en hızlı yolu... bu evlilik. İki taraf için bir sözleşme. Yasal, bağlayıcı ve herkes için faydalı.”

Aslı, derin bir sarsıntı yaşadı. Düşünceleri arka arkaya çarpışıyordu kafasında.

Kendi hayallerini korumak için kendini feda etmek... Fakat neden bu kadar çabuk pes ettiğini düşünmedikçe dayanamadı.

“Bu... çok ani,” dedi Aslı, sesinde kırılganlık ve isyan karışımı bir ton vardı.

“Hayatta bazen ya savaşır ya da teslim olursun, Aslı. Şimdi karar senin,” dedi Efe, eliyle kalemini masaya vurdu hafifçe.

Aslı’nın gözleri duvarda asılı duran diplomasına, sonra masasındaki kırmızı yanıp sönen ekrana kaydı.

Burada, gökdelenlerin gölgesinde, şehrin kalbindeki bu soğuk odada hayatının belki de en zorlu kararını vermek üzereydi.

“Beni bu tehlikeden kurtarabilir misiniz?” diye fısıldadı, sesi kırıldı.

Efe yeniden gülümsedi. “Başlamak için tek bir imza yeter, Aslı.”

Dışarıdan gelen İstanbul’un alışkan kalabalığı, bir anda daha sesli, daha ölümcül gibiydi.

Ve tam o anda, koridorun ucunda bir gölge belirdi. Kim olduğunu bilmiyordu; ama Aslı, bu gölgede geleceğinin karanlık sırlarını sezmeye başlamıştı bile.

Bir karar vermek zorundaydı. Üzerinde ağır bir sözleşmenin gölgesi vardı. Ve bu gölgenin içinde, beklenmedik bir aşk filizlenebilirdi.

Ama önce, o kapıyı açmak zorundaydı.

Dış kapının hafifçe açılması sesiyle birlikte odada aniden bir soğuk rüzgar esti.

Ve telefon çaldı.

Aslı eliyle kalbini tuttu; telefonun ekranında, Efe’nin numarası yanıp sönüyordu. Yanıtlamak mı? Yoksa sessizce geri çekilmek mi?

Bu karar, hayatını kökten değiştirecekti.

Elleri titrerken, parmağını ekrana doğru uzattı...

Telefonun sesi, odada yankılanmaya başladı.

Ama içeride ve dışarıda, hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktı.