NoveliqaSözleşmenin Ardındaki İhanet / Gizli Gözler :0%
Log in

Chapter 3

Gizli Gözler

Azra’nın ciğerlerine çektiği hava kesildi, zaman bir anlığına dondu. Arda’nın elindeki dosyanın kapağından sızan o isim, karanlık bir fısıltı gibi kulaklarında çınladı. Dışarıda İstanbul’un gece soğuğu bile, odadaki boğucu havanın yanında soluk kalıyordu.

Kendini geri çekmek istercesine bir an geriledi ama ayakta durmaya zorladı kendini. Kalbinin hızı neredeyse patlamak üzereydi; parmaklarının titremesine engel olamıyordu. O isim, sadece bir ad değil, geçmişinin kırılgan dış kabuğunu paramparça eden bir bıçak gibiydi.

Ama şimdi, bu satırlar arasında saklanan gizemli tehlike yalnızca Arda’nın elinde değildi. Azra’nın gözleri kaydı; arka camdan dışarıya, geceye doğru. Uzun zamandır var olduğunu hissettiği o gölge tekrar belirdi. Bir adam... ya da adamdan çok daha fazla.

Darbe gibi bir hisle, Azra pencereden çekildi. Vücudu aniden donmuştu; omuzlarına doğru ürperen soğuk, bir yandan da nefes alışverişlerinin kesik kesik olduğunu hissettirdi. Sesinden çok, kalbinin acıyan ritmiyle anladı: Takip ediliyordu.

Hızlı adımların sesi sokak lambalarının altından bir an için sıyrıldı. Şehvetli bir rüzgar camları titretti; kentin nefesi, ezeli bir tehdit gibi üzerine çöktü. Yanında Arda duruyordu hâlâ, fakat o soğuk bakışları dosyayı yavaşça kapatırken bile Azra’yı kavrayamıyordu.

Bir yandan da yüreğinde bir kıvılcım yandı: Bu erkek, bu oyun, bu sözleşme... ölümüne bir savaşın başlangıcıydı.

— Azra, sakin ol. Bu sadece ...— Arda’nın sesi soğuktu, ama onu kesmeden devam etti; — seni koruyacak kadar tecrübem var.

Azra’nın gözleri Arda’ya sabitlendi. Bedenini saran kaygının içinde bile, içinde uyanan bir direnç vardı. Ancak o anda, kapının dışında bir tıkırtı duyuldu. Her şeyin donduğu o an, kalbinin şiddetle göğsünde çarptığını hissetti.

— Kim o? — diye fısıldadı Azra, sesi titriyordu.

Arda yavaşça kapıya yöneldi. Fakat kapı çarpılmadan önce, Azra’nın arkada bir adım duydu. O adımlar, ağır, amaçlı ve ürkütücüydü.

Gizemli figür, kapının hemen dışında belirdi, fakat yüzü gölgeye saklıydı. Azra’nın gözleri, onu çözmeye çalışırken doluydu; korku, öfke ve çaresizlik birbirine karışıyordu.

O an, Azra’nın yüreği bir kez daha sıçradı; sahiden tehlikedeydi. İçgüdüleri ona defalarca uyarıyordu: Bu kişi sadece bir takipçi değildi. Bu, hayatını altüst edecek karanlık bir sırdı.

Bir an için o kişi konuştu, sesi neredeyse bir fısıltıydı:

— İhanetin bedelini kimse ödemeden geçemez, Azra.

Ve kapı aniden aralandı...

Azra nefesini tutmuş, kalbi aklının içinde çığlık atıyor. Gözleri o karanlık yüzün önünde bulanıyordu. Kendisini koruyacak, savunacak zaman yoktu.

Ayak sesleri, kapının arkasından içeriye doluyor, ona doğru yaklaşıyordu.

Tam o anda, dünyasının tüm dengesi sarsıldı.

Gizemli gözler, Azra’nın gözlerindeki korku ve kararlılıkla buluştu.

Ve o an, Azra anladı...

Savaş şimdi yeni başlıyordu.