NoveliqaSözleşmeli Milyarder: Kalplerin Kiralık Savaşı / Sözleşmenin İlk Şartları :0%
Log in

Chapter 2

Sözleşmenin İlk Şartları

Ela’nın parmakları hâlâ titriyordu. Kapının gıcırdayarak açılmasıyla, karşısında öylece durdu; Arman, ışığın önünde bir gölge gibi belirmişti. Gözleri, zeki ve soğuk bir kararlılıkla Ela’ya kilitlenmişti. O an, dünya etrafında dönmeyi bıraktı; sadece bu iki kişi, odadaki sessizlik ve aralarındaki görünmez bir çember vardı.

“Gecenin bu saatinde ne işin var burada?” diye sordu Arman, sesi kısık ve keskin.

Ela, derin bir nefes aldı. “Demir’den sözleşmeyi istiyorum,” dedi, sesinde titrek bir cesaret vardı. “Başlamamız gerekiyor. Artık bekleyemem.”

Arman’ın gözlerinde bir kıvılcım parladı; bu, ne hoşnutsuzluk ne de kızgınlıktı. Daha ziyade, bir meydan okuma duygusuydu.

“Öyleyse buyur,” dedi masanın üzerindeki kalın dosyayı işaret ederek. “Ama bil ki, bu sözleşmenin şartları basit değil. Senin gibi biri için göze battığını kabul ediyorum.”

Ela, kalbinin gürültüsünü bastırmaya çalışırken dosyaya yaklaştı. Çevresini saran o ışık, yapmacık bir sıcaklık yayıyordu, ama elini uzattığında buz gibi soğuktu dosyanın kapağı.

Dosyayı açtı. Sayfalar arasında arama yaparken, yazıları okunmaz biçimde dolan imzalar ve küçük el yazıları arasında ilerledi. Her kelime, bir zincirin parçasıydı, her madde bir tuzak.

“İlk şart...” Arman başını kaldırdı, gözlerini Ela’dan ayırmadan devam etti. “Evlilik, sadece şeklen olacak. Yani, duygusal bir bağ kurulmayacak. Tam bir iş ortaklığı gibi düşün.”

Ela gözlerini devirdi, neredeyse kahkahaya boğulacaktı. “Yani... Sadece kağıt üzerinde mi?”

“Daha fazlası,” dedi Arman duraksamadan. “İkinci madde sıkı: Her iki taraf da dış ilişkilerden kesinlikle kaçınacak. Aksi takdirde, sözleşme anında sona erecek ve büyük bir ceza maddesi devreye girecek.”

Ela sayfayı çevirdi, satırlar adeta ona fısıldıyordu. “Peki şirket?”

“Şirket hisseleri, evliliğin bitimiyle tartışmasız sana kalacak,” Arman’ın sesi alabildiğine soğuktu. “Ama iş ittifakının devamı, senin sözleşmeye harfiyen uymanla doğru orantılı.”

Ela, dosyayı hafifçe kapattı. “Bana karşı büyük bir güveniniz var, anlaşılan,” dedi alaycı.

Arman bir adım attı, bakışlarını gözlerinde tuttu. “Bu sadece bir başlangıç. Senin ne kadar dayanacağını, ne kadar hırslı olduğunu görmek istiyorum.”

Ela, içten içe kıvranarak gülümsedi. “Demir’in dediğine göre, ben sadece... piyona taşımak için oradayım, değil mi?”

Arman göz kırptı. “Piyonun nasıl hareket edeceğine bakarım da... Taşların nereye gideceği içinse ben karar veririm.”

Sözleşme masasının üzerindeki iki insan arasında, sanki görünmez bir ip gerilmişti. Ela ellerini sıkarken, kuralları, sınırlamaları ve baskıları düşündü.

Sonunda nefesini derin bir şekilde aldı. “Peki, bir şart daha var mı?”

Arman düğme ilikler gibi masaya sertçe bastırdı. “Evet. Bu evliliğin sırrını kimseye söylemeyeceksin. Dışarıya, hatta en yakınlarına bile. Çünkü bu, her iki taraf için de yıkım demek.”

Ela’nın kalbi donmuştu. O sır, onu içine çekecek fırtınanın sadece başlangıcıydı. Gözlerini Arman’ın gözlerine kilitledi, orada bir sır gördü, gizlenmiş bir intikam dengesi.

“Bu şartlar... Sadece kağıt üstünde değil, hayatımda da derin izler bırakacak, değil mi?”

Arman başını hafifçe salladı, sessiz bir itiraf gibi. “Bu evlilik, aşk meselesi değil, bir savaş alanı.”

Ela dudaklarını ısırdı. “Peki, ya arkasındaki gerçek amaç?”

Fısıldadı, ama Arman beklemedi; yanıt vermek yerine, soğuk bir bakışla ona baktı.

O an, Ela’nın zihninde yüklenen şüpheler ve korkular giderek büyüdü.

Kapının tıkırtısı uzaktan duyuldu; zaman bir anlığına durdu.

Ve Ela, ilk defa, bu teklifin ardında sadece bir evlilik değil, çok daha karmaşık ve karanlık bir oyunun olduğunu hissetmeye başladı…