NoveliqaSözleşmeli Kalpler: Milyarderle Sır Düğümü / Evlilik Hazırlıkları ve İlk İtirazlar :0%
Log in

Chapter 5

Evlilik Hazırlıkları ve İlk İtirazlar

Ayak sesleri henüz koridorun boşluğunda yankılanıyordu ki, Elif’in kalbindeki fırtına tüm şiddetiyle patladı. Her nefes alışında ciğerlerine dolan soğuk hava, sanki bedenindeki ısıyı emiyor, dudaklarından fısıldadığı “Gerçek... şimdi ortaya çıkmalı” sözü odanın içine gizlenmiş karanlık sırlarla çatışıyordu. Zaman, o an donmuştu.

Elif, salonun ortasında durdu, gözlerini kapattı. Kalbindeki düğüm öyle bir sıkışmıştı ki, yıllardır çözemediği bir bilmecenin son parçası gibi. Sözleşmeli evliliğin resmen başlaması demek, geçmişin hayaletleri ile yüzleşmek demekti. Ama onu en çok korkutan, bu yüzleşmenin yanında Aslan’ın gerçek planlarını hala çözememiş olmasıydı.

Birden kapı aralandı. Aslan’ın gölgesi çerçeveye takıldı; kare sert hatları, ölçülü adımlarıyla odaya girdi. Gözleri Elif’i taradı, o bakışta her şeyi saklayan o ağır sır duruyordu.

“Hazırlıklar başladı,” dedi Aslan, sesi dokunur gibi soğuk, ama içinde kıvılcım parıldayan. “Cuma günü önemli bir toplantımız var. Bu evlilik sadece seninle benim aramdaki bir anlaşma değil, ailesinin ve şirketimizin geleceğini şekillendirecek.”

Elif’in ciğerlerine hapsolan nefes, boğazında düğümlendi. “Biliyorum,” diye cevap verdi gürültülü kalbinin arasında. “Ama... ben hazır değilim, Aslan. Kendi hayatımı bu kadar hızlı kim kontrol edebilir ki?”

Aslan, bir anlığına gözlerini kısıp, derin bir nefes aldı. Masanın üzerine bıraktığı birkaç evrak parçasına sağa sola bakmadan uzandı.

“Senin hazır olmana gerek yok. Hazır olmanın anlamı değişti şimdi. Biz hazır olacağız.”

Elif’in parmakları nihayet masaya yaslandığında, tırnaklarının hafifçe eti çizdiğini fark etti.

“Bu sadece sözleşme metninden ibaret değil ki, Aslan. Neler kaybetmekte olduğumu hissedebiliyor musun? Ailem, geçmişim...” Sesindeki kırılma, aniden çıkan yağmur gibi içini döktü.

Aslan hafifçe dudaklarını kıvrıldı, o sırada yüzünde beliren ince çizgi adeta bir saklanma oyunu gibiydi. “Ben de kendi geçmişimden kaçmıyorum, Elif. Bu bizim ikimiz için de bir sınav. Ama bilmeni isterim ki, bu sınavı birlikte geçeceğiz, yoksa herkese kayıptan başka ne kalır ki?”

Diyaloğun içinde yükselen gerginlik, her kelimenin altındaki anlamı taşırken, dışarıdan gelen kuş cıvıltıları odaya gerçek dünyadan uzaktı. Elif, derin bir nefes aldı, bacakları hala titriyordu ama kelimelerini kaybetmemeye kararlıydı.

“Peki ya eğer bir gün bu sınavın içinde seni farklı biri bulursam? Ya sakladığın sır, düşündüğümden daha büyükse?” Gözleri Aslan’a saplanmıştı; ona ait olmayan bir yerde, belki de onun üzerinde bir hakimiyet kurma arzusu vardı.

Aslan, aniden kalktı ve pencereden dışarı baktı. İstanbul’un kalabalık sokakları ama gözlerinde asla itiraf etmeyeceği bir yalnızlık vardı.

“Birkaç gün içinde seninle yapılacak bir röportaj var, Elif,” dedi geri dönerken. “Bunu atlatmalısın, hem kendin için hem de bizim için. Kimsenin bu evliliği bir zayıflık, bir kusur olarak görmesine izin veremeyiz.”

Elif hafifçe başını sallayıp, derin düşüncelere daldı. Sadece bir röportaj mıydı, yoksa Aslan’ın bu evlilik için planladığı çok daha büyük bir oyun muydu bu? Kendi içinde bir tür alarma dönüşen sezgi, hafifçe tüylerini ürpertiyordu.

O gece, hazırlıkların ilk kıvılcımı olarak evin içinde koştururken, asıl sert gerçekler kapısında bekliyordu. Elif’in telefonuna düşen bir mesaj, tüm dengeleri alt üst edecekti.

Mesajın sesi geldi, tıpkı bir gölge gibi. “Aslan’ın gerçek niyetinde bir gizem var mı?”

Elif titreyen elleriyle telefonu açarken, yüreği bilinmez bir derinliğe çekiliyordu. Ekranda görünen isim yoktu. Mesaj ise sadece üç kelimeden ibaretti: “Beni izle.”

O anda kapı çalmaya başladı. O en korkulan türden bir ses, ağır ve kararlı.

Elif, telefonunu cebine sokup kapının önüne yürürken, nefesi kesilmişti.

Kimdi dışarıda?

Ve Aslan’ın gerçek niyetlerinde gizlenen o karanlık sır neydi?