NoveliqaSözleşmeli Kalpler: Milyarderle Sır Düğümü / Zoraki Yuva :0%
Log in

Chapter 6

Zoraki Yuva

Kapıdaki tıklama odayı aniden sessizliğe gömdü. Elif’in kalbi göğsünde ilk defa bu kadar yüksek atıyordu; sanki bir pistte koşuyor, nefesini tutuyordu. Parmak uçları hâlâ titriyordu; telefonun ekranındaki isim bulanıklaşıp anlamını yitiriyordu gözlerinde.

Kaan, kapının önünde duruyordu. Gözleri, karanlıkta hafif parlayan bir bıçak gibi keskin ve soğuktu. İçeri adımını atarken elini çantasından çıkardığı siyah deri eldivenine geçiriyordu, hareketleri ölçülü, kontrollü.

Elif’e bakışı, içinde bastırılmış bir fırtına taşıyordu. “Kimdi?” diye sordu, sesi ağzından çıkan bir kurşun gibi hızlı ve delinmiş.

“Kim mi?” Elif’in sesi titredi, mahcup ve korkmuş. “Sadece bir mesajdı… Ne önemli biri değil…”

Ama yalan söylüyordu. O ismin üzerinde binlerce hayalet dans ediyordu. Melis’ti. Kaan’ın hayatının başka bir karanlık noktası.

Kaan öne doğru bir adım attı, yüzündeki sert ifade hafifçe yumuşadı ama gözlerindeki görüntü bozulmadı. “İkinci kez yalan söyleme bana, Elif. Kim olduğunu bilmiyorum, haklısın. Ama bu evi paylaştığımız sürece tek bir sır bile gizleyemezsin benden.”

Elif, nefesini kontrollü tutmaya çalıştı, omuzlarını dikleştirdi. “Sözleşmeli bir evliliğe başladık ama bu, beni izlemek için bir neden değil.”

“Belki de aslında birlikte yaşamanın ne demek olduğunu öğrenmenin zamanı gelmiştir,” dedi Kaan, sesi biraz daha alçaldı. “Ama bu, sadece bir ev paylaşmak değil, hayatlarımızın iç içe geçmesi demek.”

Elif’in aklı, üzerindeki ağırlığı ölçmekte zorlanıyordu; aynı odada, aynı havayı paylaştıkları bu an, onu hem korkutuyor hem de ayakta tutuyordu.

Yıllardır kaçtığı yalnızlık, o gece Kaan’ın yanında kendini farklı bir şey olarak hissetmeye başladı. Soğuk ve mesafeli adam, beklenmedik bir şekilde onun varlığına alışıyor gibiydi.

“Yarın sabah evin kurallarını konuşuruz,” dedi Kaan ve telefonundaki ekran karardı.

O gece, Elif yastığına başını koyduğunda odadaki saat sessizce ilerliyordu. Kaan ise karşı odada, kendi dünyasının içinde sessiz ve sertti. Ama gece ilerledikçe, bir şeylerin değiştiği hissi odanın duvarlarına çarparak yankılanıyordu.

Saatler gece yarısını vurduğunda, tam uykuya dalmanın eşiğindeydi ki, kapı aniden gürültülü bir şekilde açıldı.

Kaan, ayakta ve yüzünde alışılmadık bir ifade ile duruyordu.

Elif’in yüreği hızla çarptı. O an onun beklediği soruyu değil, tamamen farklı bir tavrı gördü.

Kaan, ağır ve kesik nefeslerle, “Elif… Yarın sabah önemli bir yere gitmemiz gerekiyor,” dedi ve eşi benzeri görülmemiş bir şekilde, hafifçe tebessüm etti.

Elif, gözlerini kırpıştırdı; hem tereddüt hem şaşkınlık arasında kaldı. Kaan’ın beklenmedik bu davranışı, sırların ötesinde yeni bir tehdidin habercisi gibiydi.

Odadaki saat tık tık ederken, Elif içten içe soruyordu: “Bu zoraki yuva, gerçekten beraber yürünecek bir yol muydu yoksa sadece bir çatışmaya dönecek mi?”

Kapı tekrar kapandığında, Elif sadece karanlığa değil; aydınlanması gereken onlarca bilinmeyene de bakıyordu. Kaan’ın bu gülümsemesi, hiç beklenmeyen bir oyunun ilk hamlesiydi.

Ve dışarıda İstanbul, geceye inat hâlâ uyanıktı, sessiz ve acımasız.