NoveliqaSözleşmeli Aşk: Milyarderin Gizli Teklifi / İş Dünyasında Güç Mücadelesi :0%
Log in

Chapter 6

İş Dünyasında Güç Mücadelesi

Ofisin cam duvarları gece karanlığını yansıtıyordu; İstanbul’un ışıkları uzaktan bir yıldız bulutunu andırırken, içeride soğuk hava klimasının uğultusu dışında tek ses, parmak uçlarındaki laptop tuşlarına vuran net vuruşlardı.

Emir Karaca, masasının başında oturuyordu; alnında derin bir kırışıklık, gözlerinde ateşle karışık yorgunluk. Saatlerdir durmadan çalışıyor, şirketin yaralarını sarmak için strateji üstüne strateji kuruyordu.

Ama o an, ters bir rüzgâr esti iş dünyasında.

Telefonu aniden titredi. Ekranda “TOPLANTI” yazısı yanıp sönüyordu. Bir mesaja mı yoksa kriz mi, henüz anlam verememişti.

Kaldırdı.

“Dinliyorum.”

Karşı taraftan gelen ses, düşük ve sertti. Öfkeyle karışık çaresizlik sarkıyordu her kelimeden:

“Bir yatırımcı grubu, şirketimizin satışlarını hedef aldı. Koordineli bir şekilde rakiplerimize yönlendiriliyor tüm paylarımız. Hisse değerimiz tarihimizin en düşük seviyelerinde.”

İçinden bir yerler çatladı. İlk darbe gelmişti işte. Emir’in gözleriyle birlikte odadaki ışıklar da kararır gibiydi.

“Sistemi derhal kontrol et. İçeride mutlaka bir sızma var. Bunu durdurmazsak, sadece para kaybedeceğiz, itibarımızı da yerle bir edeceğiz.” Emir’in sesi buz gibiydi, emir vermekten fazlasıydı bu; hayatı sınayan bir meydan okumaydı.

Ofis kapısı aniden açıldı, Elif sessizce içeri girdi. Yorgun bakışları Emir’in yüzündeki gerilimi fark etti.

“Ne oluyor?” diye seslendi, adımlarını kararsız attı.

Emir gözlerini ona çevirdi, o an içinde hep sakladığı kırılganlığı faşetti: “Saldırı altındayız, Elif. Bu sadece finans meselesi değil; bu, bütün imparatorluğumu yok etmeye yönelik bir hamle.”

Elif, adeta buyruk dinleyen bir savaşçı gibi yaklaştı. “Planın ne? Bana ihtiyacın varsa, söylersin.”

Emir hafifçe başını salladı, gözlerinde kararlılık kıvılcımları yanmaya başladı.

“İçeriye sızan hainleri bulacağız, oyunu bozacağız. Önümüzde engeller var ama bütün kartları açılırsa, bu savaşı kazanırız.”

Elif hafifçe gülümsedi, yüzündeki yorgunluk ancak gurura dönüşmüştü. “Sana güveniyorum. Planı birlikte yapalım.”

Saatler ilerledi. Şirketin bilgisayar uzmanları, elde ettikleri anormallikleri ararken, Emir ve Elif, toplantı odasının küçük masasında haritalar üzerinde hamleler yapıyordu. Her kibrit çöpünü biraz daha karıştırmak gibi—küçük dokunuşların büyük yangınlar başlatabileceği bir sahadaydılar.

Ancak, gölgelerin arasında, çok daha sinsi bir tehlike kıpırdanıyordu.

Murat Karaca’nın gülümsemesi yükseldi şehrin karanlığında. O, çoktan piyonlarını yerleştirmeye başlamıştı.

Saatler sonra, şirketin kargaşası doruk noktasına ulaştığında, Emir’in telefonuna yeni bir mesaj düştü. Bildirim sesi, kulaklarında çağlayan bir uyarı gibiydi.

Ekranda şu cümleydi:

“Önemli bir işlem kaydı silindi. Mali raporlarınız manipüle edildi. Bu sadece başlangıç.”

Emir nefesini tuttu. Soğuk bir ter boyunca sırtını döşedi.

“Bu kim yaptı?” diye fısıldadı kendi kendine.

Elif yanına yaklaştı, yüzü ciddiyeti yansıtıyordu. Nefes alış verişleri birbirine karışıyordu odada.

“Bu seviyede bir sabotaj... Mutlaka içeriden biri yardım ediyor.”

Tam o anda, ofisin güvenlik kameralarından biri ekranda kilitlendi. Ekranda bir adam yavaşça varlık gösterdi; yüzü kapalı ama hareketleri tanıdıktı.

“Elif... Bu işte ne kadar derinleşirsen, karanlık o kadar çiğnedi seni.” Emir’in sesi alçaldı, kameraya kitlenmiş gözlerle.

Ama adam çoktan kaybolmuştu.

“Kim planlıyor Murat’tan başka?” diye sordu Elif, kalbinde buz tutmuş bir korkuyla.

Ama cevap, daha karanlık bir sır gibi, hemen gelmiyordu.

Ve tam o anda—ofisin dış kapısına sert bir şekilde vuruldu.

Birdenbire, İstanbul’un soğuk rüzgârı ofisin içine doldu.

Ve iş dünyasının en acımasız oyununda, yeni hamle yapılmak üzereydi.