NoveliqaSözleşmeli Aşk: Milyarderin Gizli Teklifi / Geçmişin Gölgeleri :0%
Log in

Chapter 5

Geçmişin Gölgeleri

Kapı gıcırdadı, hassas bir sarsıntıyla birlikte açıldı ve o an Elif’in omuzlarında bin yıllık bir yük kümelendi. İçeri adım atan gölge, karanlığın içinden süzülen bir sis misaliydi; belirsiz ama rahatsız edici bir varlık.

Elif’in soluğu kesildi. Kalbindeki düzensiz çarpıntı, boynuna kadar yükselmiş bir buz gibi soğuk terle birleşti. Gözleri, o adımı atan kişiye kilitlendi, ama zihninde hala o kapının ardındaki ses yankılanıyordu: “Biliyorum ne saklıyorsun...”

Vücudu donmuştu ama içinden gelen bir ses, korkunun eşiğinde sorgulamaya başlamıştı. O gece, ailesinin ölümüyle ilgili her bildiği anı gözlerinde hızla dönmeye başladı. Babasının son sözleri, annesinin çaresiz bakışları; her şey tamamen farklı bir perdeden yaşanıyordu sanki şimdi.

“Sadece bir tesadüf olabilir,” diye fısıldadı kendi kendine Elif, bileğiyle alnındaki soğuğu silerken. Ama her sözü, zihninde yankılanan bir alarm gibi çınlıyordu. Tesadüfler artık ona yalan söylüyordu.

Gizemli misafir, odanın içine daha derin bir adımla ilerledi. Elif ürpermeye başladı. Ne amaçla buradaydı? Korkarcasına, gözünün ucuyla sahnede beliren, masanın üzerindeki eski aile fotoğrafına baktı. Gözleri aniden büyüdü.

“Bu fotoğraf,” dedi alçak ama keskin bir ses tonuyla adam. “Çok eskiden kalma bir anı değil. Daha dün gibi. Nasıl oldu da bu eski dosyalarda yer aldı?”

Elif'in alnındaki kırışıklık derinleşti. Ellerini sıkarken sesini zor çıkardı: “Bilmiyorum. Yasal işlemler için düzenlenmişti sadece.”

“Yasal işlemler mi?” Adamın sesi daha sert oldu, karanlık bir gölge çökmeye başladı odanın üzerine. “Aslında, senin sandığından çok daha fazlasını gizliyorsun Elif.”

O anda Elif, içinden ürperdi. Aile sırlarının paslı kilidinin açıldığını hissetti ama anahtarın kendisinde olmadığını da. Gözleri arasındaki karanlıkta, yavaş yavaş bir endişe nöbeti başlayınca, bedeninde kıvranan o korku dalgasını inkar edemedi.

“Söyle bana... Gerçekten kimdan korkuyorsun?” diye fısıldadı adam.

Elif’in elleri titredi. “İçimdeki şeyden. Geçmişten.”

Sessizlik çökünce, gecenin içinde bir hışırtı duyuldu; dışarıda rüzgarın sessiz çığlığı… Kapıda ince, keskin bir tıkırtı.

“Her şeyi değiştirir,” dedi adam, yavaşça zarf çıkardı cebinden. Üzerindeki isim, lesepsiz mürekkebin içinde parlıyordu: “Bu zarfı bulduğunda hayatının gerçek kahramanlarından biri zaten öldü. Şimdi sıra sende.”

Elif’in kalbi kıpır kıpır attı. “Ne demek istiyorsun?”

Adamın gözleri ateşlendi. “Bir zamanlar güven dediğin şeyi sana veren, şimdi senin en büyük düşmanın olabilir. Ailenin ölümü sıradan bir kazadan çok daha fazlası... Bunu öğrenirsen, hayatını kaybedebilirsin.”

Elif geriledi, arkasındaki duvar soğuk ve sertti. Bedenindeki her hücre uyanmıştı. “Sen kim olduğunu bile bilmiyorum, neden bana anlatıyorsun bunları?”

Adam gülümsedi, o gülümseme buz gibi bir bıçak gibi saplandı Elif’in ruhuna. “Çünkü artık aile sırlarını koruyacak biri kalmadı. Ve o biri sensin.”

Kapı arkasından tekrar tıklama sesi geldi, bu sefer daha sert ve belirgin. Elif çevresine göz gezdirdi; aydınlık dışarıdaki İstanbul manzarasına rağmen, odanın içi gittikçe kararıyordu. Sanki duvarlar kapanıyor, nefes almayı engelliyor gibiydi.

Elif, dizlerinin üzerinde birden doğruldu. Zarfı eline aldı, fotoğrafa bir kez daha baktı. Yavaş yavaş gerçeklerin zincirleri çözülmeye başlıyordu; ama bu çözülen ipler onu, şimdiye kadar hiç hayal etmediği bir karanlığın içine çekiyordu.

”Beni nereye sürüklüyorsun?” diye fısıldadı kendi kendisine.

Adam bir adım daha attı, sıcak nefesi Elif’in kulağının dibine düştü: “Senin düşündüğünden çok daha tehlikeli bir sır.”

Ve o anda, kapı sertçe aralandı.

“İçeri girmeyin!” diye çıkardı Elif, sesi kırılgan ama kararlı.

Kapı kolu yavaş yavaş, yavaşça döndü. Elif, kalbinin göğsünde öfkeli bir marş gibi attığını duydu. Karanlıkta beliren yeni bir silüet... onun hayatını tamamen değiştirecekti.

Yarına uzanan bu karanlıkta, Elif artık kendini korumak için tek başına savaşmak zorundaydı. Ama gerçek tehlike daha yeni başlıyordu.

Ve o an, Elif fark etti:

Geçmişin gölgeleri, onu sadece avlamayı değil, yok etmeyi amaçlıyordu.