NoveliqaSonsuz Döngü: Zamanın Tutsağı / Yeni Döngü, Eski Yüzler :0%
Log in

Chapter 9

Yeni Döngü, Eski Yüzler

---

Gözlerini açtığında, etrafındaki dünya sanki usulca yer değiştirmişti. Soluk, parlak mavi bir ışık, oda duvarlarını sarmış, keskin bir metal kokusu burun deliklerini yakıyordu. Kalbinin atışı hâlâ hızlı, nefesi düzensizdi. Leyla, hâlâ kapının önünde duruyordu; elini uzattığı an donmuş, an be an zaman kırılmıştı.

Ama şimdi, zaman yeniden akıyordu. Ve o artık eskisi gibi değildi.

Adımlarını geri atarken, ayaklarını yere değil, hafifçe havaya basıyormuş gibi hissediyordu. Etrafı dikkatlice süzdü; oda tanıdık ama bir o kadar da değişikti. Pencereden yansıyan neonsuz, donuk şehir ışıkları yoktu. Onun yerine kırık bir sessizlik ve soğuk metalik tınılar vardı.

Bir an önce dışarı çıkmalıydı. Zamanın kara döngüsü kırılmış olabilir, ama bu yeni halin neye dönüşeceğini bilmiyordu.

Kulaklarının tam arkasından, keskin bir ses yankılandı: "Leyla."

Ses, karanlık bir kadar ağır, yavaş ve tanıdıktı. Leyla yavaşça döndü.

Gözlerinin tam önünde, yıllardır unuttuğunu sandığı o silüet duruyordu. Eren Demir.

Yüzü zifiri karanlığa gömülmüş, gözleri ise neon mavisi birer lanet gibi parlıyordu. Sesi, alçak bir uğultu gibi kulaklarına çarptı.

"Artık seninle oyun bitti. Zaman, bizim değil."

Leyla tüm bedenini titreten korkuyu sakladı. Her şeyin tekrardan başladığını biliyordu ama artık bundan daha fazlası vardı. Bu adam, döngüyle dans eden değil, onu yöneten kişiydi.

"Nasıl... buradasın?" diye fısıldadı Leyla, kelimeleri boğazından zor çıkarak.

Eren, ince bir gülümsemeyle yaklaştı. "Zamanın ötesindeyim. Ama senin gibi, döngünün içine hapsolmadım."

Leyla'nın yüreğinde bir kıvılcım yandı. "O zaman ben neden hâlâ bu cehennemdesin? Neden hâlâ deniyor ve düşüyorsun?"

Eren’ın gözlerinde ani bir kıvılcım belirdi. "Çünkü sen anlamadın Leyla. Benim istediğim sadece ölümsüzlük değil. Kontrol. Geleceği yazmak, zamanı bükmek..."

Leyla dudaklarını sıktı, zihninde görüntüler hızla canlanmaya başladı. Kaybettiği her şey, eksik kalan her an, Eren’in ipuçlarıyla yeniden anlam kazanıyordu. Zamanın içerisinde donmuş bu kenti ve içinde yaşadığı kabusu kırmak için ona meydan okumak zorundaydı.

Tam o an, kapının ardında başka bir adım seslendi. Leyla kulaklarını açtı. Bu, Eren’in tek başına olmadığı anlamına geliyordu.

"Görüyorsun, sadece sen değil, bazıları artık gerçekleri biliyor." Eren’ın sesi daha da alçaldı.

Leyla gerildi. Hangi yüzün bu kez ortaya çıkacağını düşünürken, kapı yavaşça aralandı.

İçeriye sızan gölgelerin arasında, belirsiz bir silüet göründü. Sessiz ama kararlı adımlarla onu takip eden biri vardı. Leyla’nın kalbi yeniden hızla atmaya başladı.

Ve ardından, beklenmedik bir adam ortaya çıktı.

"Leyla," dedi fısıldarcasına, "dikkat et, bu oyun sandığın gibi değil. Döngüden haberdarmış biri var. Ve o, bizi izliyor."

Leyla donakaldı. Karanlıkta gözleriyle yeni düşmanı arıyordu. O an, tüm zamanın sınırlarında yeni bir savaşın kıvılcımı çaktı.

---

Kapı hafifçe kapandı. Zaman yeniden yankılandı.

Ve Leyla, bu defa yalnız olmadığını biliyordu.

---

——— Sonraki sayfada devam edecek...