NoveliqaSon Şafak: Kıyametin Kıyısında / Yardımın Bedeli :0%
Log in

Chapter 8

Yardımın Bedeli

Berrak bir geceye gömülmüştü dünya; ay, harabelerin lanetli enkazları arasında solgun bir hayalet gibi sarkıyordu.

Kapıdaki tıkırtı hâlâ kulaklarında çınlarken, Aras derin bir nefes almaya çalıştı. Omuzlarına çöken o soğuk, tanımsız korku hâlâ derinlerde bir yerde kıvranıyordu. Parmaklarının titremesi yok olmuyordu; belki de asla olmayacaktı.

Karanlığın içinde, çizilmiş yüzü sertleşmişti. O an, sadece tek bir gerçek vardı: Harekete geçmek gerekiyordu.

Adımlarını dikkatlice kapıya yönlendirdi. Eski, paslanmış menteşeler hafif bir gıcırdama sesi çıkardı. Öfkeyle karışık bir beklenti sardı onu. Kapıyı araladı.

Karşısında, yıpranmış giysiler içinde, gri gözleri doğrudan ona bakan bir kadın vardı. Kirli saçlarının arasında beliren bir sırrı andırıyordu bakışları.

"Beklemiyordum," dedi kadın, sesi kısık ve sertti ama içinde gizli bir çaresizlik vardı. "İçeri girmeyeceğini sanmıştım."

Aras, mahcup bir gülümseme ile karşılık verdi ama içindeki alarm zilleri çalmaya devam ediyordu. "Daha güvenli burası, dışarısı yaşanmaz halde," dedi. "İsmin ne?"

Kadın hafifçe başını çevirdi, yükselen rüzgarla birlikte parıldayan eski bir dövmenin yanındaki yara izini açığa çıkardı.

"Mira," dedi. "Ve burası, eski dünya yıkıntılarında ayakta kalmaya çalışanların sığınağı."

Aras içeriye davet edildiğinde, kampın küçük ateş ışıkları arasında yorgun ama yaşama bağlı insanların yüzleriyle karşılaştı. Fısıltılar, dallanıp budaklanan hikayeler… Her biri bir hayal kırıklığı, ama aynı zamanda zayıf bir umut ışığıydı.

Mira, onu grubun lideriyle tanıştırdı. Bu adam, ciddi bakışları ve titiz duruşuyla göz kamaştırıyordu.

"Bu seninle konuşmalı," dedi Mira. Sözlerinde ne kararsızlık ne de tereddüt vardı.

Aras, liderin yanına yaklaşırken kalbi bilinmeyenle dolup taşıyordu. O andaki sessizliği, adeta yıkım öncesi bir kasırga gibiydi.

"Araştırmalarım," dedi lider, sesini derinden ve net çıkartarak, "bize yeni umut getirebilir. Ama seninle ilgili bazı gerçeklerin ortaya çıkması gerekiyor."

Aras'ın sesi düştü, gözleri yankılanan sessizliğe teslim oldu. "Ne gerçekleri?"

Lider aniden cebinden küçük, metalik bir cihaz çıkardı. Ekranında Mira'nın yüzü belirdi. O an, Aras'ın kalbi duracakmış gibi oldu.

"Amaç ortaksa da, yöntemlerimiz farklı olabilir," dedi lider, sanki kendi içinde savaşırken.

Aras, Mira'nın gözlerine baktığında, orada sadece dost değil, aynı zamanda gerçek bir tehdidin zinciri olduğunu fark etti.

"Yardımın bedeli, sadece yaşamak değil," hırıltılı bir nefesle ekledi. "O bedel, kim olduğunu ortaya çıkarmandan geçiyor."

Dışarıdaki rüzgar, kamp ateşinin ışığını dalgalandırıyor; gölgeler oyununa devam ediyordu.

Aras'ın dünyası bir kez daha sarsıldı. Artık kaçacak yer yoktu.

Kapı birden arkasından sertçe kapandı.

Ve arkasında kalan tek şey, Mira'nın o sır dolu gülümsemesi oldu.

---

[Devam edecek...]