Chapter 2
Eren, derin bir nefes aldı, göğsünde balyoz gibi çarpan kalbi zamana meydan okuyormuşçasına hızlanıyordu. Dudaklarının arasında hafif bir titreme vardı; adeta kalıbından yeni çıkmış bir heykel gibi, tedirgin ve belirsiz. Etrafındaki dünya birkaç saniyeliğine silikleşti: Şehrin gürültüsü, yorucu beton yığınları, ışıkların titrek dansı, hepsi onun etrafında sessiz bir pus içinde kayboldu.
Ve o an, kulaklarının hemen dibinde, karmaşık ve olay örgüsünde çözülmeyi bekleyen bir fısıltı belirdi.
"Sistemin uyarısı, Eren Demir..."
Ses, ne kalın bir erkek tonu ne de ince tiz bir kadınsı ninniydi. Soğuk ama dokunaklı, mekanik ama insanî... Kendi içinde çatışan bir ses tufanı gibi.
Eren irkildi, gözleri aniden açıldı ama karşısında hiçbir canlı yoktu. Her şey aynıydı; sadece çarşıdaki o hafif gri havanın kaldığı yerden soluk alışverişini sürdürüyor gibi.
"Bu... nedir?" dedi, avuçlarının arasında boş hava ile konuşur gibi.
Ama cevap hemen geldi.
"Seninle konuşan Sistem. Artık seçkin bir avcısın, Eren. Seviye atlamaya hazırsın."
Göğsüne bir elektrik dalgası saplandı. İsmi, sesin içinde yankılanıyordu. Bu sessiz sohbet, duyduğu her kelimeyle dokunduğu bir gerçeklik büyüsüne dönüşüyordu.
Eren dizlerinin üzerine çöktü. Yere temas eden avuçlarının titremesiyle küçük toz parçacıkları havalandı. Gözlerini kapadı; içinde bir kar fırtınası gibiydi. Duyduğu sesler, çağlayan gibi zihnine taşkın taşıyor, içinde yeni bir dünya inşa ediyordu.
"Seviye 1 açıldı. Yeteneklerin analiz ediliyor."
Bir veri akışının gözlerinin önünde parladığını gördü; sayılar, grafikler, renkli simgeler. Her biri katman katman yükselen bir labirentin parmak izleriydi sanki.
"Sertleşmiş arzuların, korkuların ve acıların, hepsi seni şekillendiren unsurlar. Gücün kaynağı bilinçaltında gizli."
Eren bir kez daha derin nefes aldı. Kalbi artık korkudan değil, sabırsızlıkla çarpıyordu. Dizleri sertleşmiş, göz bebekleri büyümüştü. Kendi ellerine baktı; onlar artık eskisi gibi değildi. Parmaklarının ucunda hafif bir ışık, eski buruşuk teninin yerine yenilenmiş ve parlayan bir cilt vardı.
"Seviye atlamak, sadece güç değil. Kendini aşmaktır," dedi ses, hem öğretici hem tehditkâr. "İlk adım: Görevler başlıyor."
Eren doğruldu. Ellerini yumruk yaptı. “Ne tür görevler?”
Bir an sessizlik. Sonra, sistemin sesi gizemli bir tebessüm kadar hiddetle, yavaş ve telkin eden cümlelerle döküldü:
"İlk görev: Şehir altındaki terk edilmiş metro istasyonuna in. Orada senin için bekleyen bir ipucu var. Bu ipucu, geçmişinin kilidini açacak."
Eren’in yüzü değişti. Gözlerinin altındaki gölgeler derinleşti, dudakları bile kıvrıldı sinsi bir ifadeyle:
"Geçmişim... Ailem..."
Sistem devam etti, tonun inceliğiyle:
"Ancak dikkatli ol. Seni izleyenler var. Murat Kaan, karanlığın efendisi, yükselişini engellemek için ellerinden geleni yapacak. İlk seviye atlayışın, seni onun dikkatine soktu."
Eren bütün vücudunda bir ürperti hissetti. Yeniden yere baktı ve karanlık bir yerde tek başına olduğunu düşündü. Ancak bu sefer yalnız değildi; şimdi içinde bir güç vardı. Güçlü, korkutucu bir karanlık - ama aynı zamanda umut veren bir ışık.
"Bu, benim savaşım," dedi kendine. "Kaçacak, saklanacak yer yok artık."
Sistemin sesi biraz daha alçaldı, neredeyse bir sır verir gibiydi:
"Son uyarı, Eren: Bu görev sadece başlangıç. Her adımda seçimler seni ya kurtaracak ya da yok edecek. Şimdi git ve ilk kapıyı aç."
Eren etrafına bakındı. Metro istasyonuna giden o yeraltı patikası, karanlık ve gizem doluydu. Ayaklarının altındaki taşlar soğuk, nemliydi. Çürümüş metal kokusu havayı dolduruyordu.
Kalbinde yeni bir ateş yanıyordu. Artık sadece bir kurban değil, yeni bir avcıydı. O, seviye atlayanıydı.
Ve ilk kapı, onun için çoktan aralanıyordu.
Tam o anda, telefonunda gelen kısa bildirim sesiyle irkildi.
Ekrana baktı. Görünmeyen bir numara, bir mesaj:
"Eren, seni izliyorum. Daha ilerleme, yoksa geçmişin senin canını alır."
Parmakları titredi, gözleri kibrit kutusu kadar küçüldü.
"Kim bu... Murat mı?" diye fısıldadı, ardından son bir derin nefesle metroya doğru ilk adımını attı.
Ve yerin altında, kararlar ve sırlar onu bekliyordu.
Kapılar ardına kadar açılmıştı; Eren’in karanlık yolculuğu başlamıştı.
---
[Sistem Görev Listesi: İlk Görev - Metro İstasyonu, Kilitli Kutuya Ulaş.]
Ve Eren, bilinmeyen yolda, seçimlerin soğuk nefesiyle karşı karşıyaydı.
Bir sonraki adımda ne saklıydı? Sistem sessizce fısıldıyordu…
"Gizli sistemin sırlarını keşfetmeye hazır mısın?"