NoveliqaMalikânenin Karanlık Sırrı / İlk Şüpheli ve Zıtlıklar :0%
Log in

Chapter 6

İlk Şüpheli ve Zıtlıklar

Sessizlik, adeta ağır bir perdeden sarkan devasa malikânenin odalarını yutarken, Elif Akan’ın kalp atışları kulaklarında yankılanıyordu. Kapının gıcırdayan sesi hâlâ havada asılı kalmış gibiydi; sanki o anın içinde gizlenmiş bir sır, herkesin yüzüne tokat gibi çarpacak bir gerçekle kıyasıya savaş halindeydi.

Elif, sertçe nefes alıp vermeye çalışırken, odaya vuran loş ışık yüzünde derin gölgeler oluşturuyordu. Parmaklarının ucundaki hafif titreme, zincirlenmiş endişesini saklayamıyordu. Göz ucuyla odadaki diğerleri üzerinde dolaştı; gözlerde bir korku, bir sarsıntı, ama bir o kadar da hesaplı bir maske vardı.

Düşüncelerini toparlamak isteyen Elif, derin bir nefes alıp eski ahşap masanın başına geçti. Üzerinde dağınık halde duran belgeler, Sir Adrian’ın alibisiyle ilgili karışık bilgileri ortaya çıkarıyordu. “Kendi ittifakının içine saklanmış bir ihanet olabilir mi?” diye sordu kendi kendine. Masanın üzerinde elleri dolaşırken gözleri, o belgenin, o geceye ait tutarsızlıkları en açık ifadesi gibi duran detaylara takıldı.

Kendinden emin bir şekilde, “Bu kadar basit olabilir miydi?” diye mırıldandı, sesi odanın sessizliğinde yankılanarak. Arkada duran iri kitaplık birden ürpertici sessizliğe gömüldü. Elif’in gözleri, Sir Adrian’ın gece yarısı evde olmadığı iddiasını destekleyen belgelerin üzerinde titredi. Fakat arada bir boşluk vardı, bir tutarsızlık, küçük ama ölümcül bir çatlak.

Tam o sırada, kapının ardında gölgeler kımıldandı. Buz gibi bir nefesin sırtına dokunduğunu hissetti. Arkasını döndüğünde, Sir Adrian’ın başı hafifçe eğik, suratında yumuşak ama her haliyle baskıcı bir ifade vardı. Gözleri, sanki tüm oyunu okuyan amansız bir tilkinin parıltısıyla parladı.

“Dedektif Akan, gecenin ilerleyen saatlerinde bile buradaydınız, şaşırtıcı.” Sesinde alay ve soğuk bir güven vardı.

“Gecenin ilerleyen saatlerinde olmadığınıza dair şüphelerim var, bay Ravenscroft,” dedi Elif, sesi kısık ama sarsılmaz. “Alibinizdeki boşluklar dikkatimi çekti.”

Sir Adrian hafifçe gülümsedi. “Boşluk mu? Ne münasebet. İnsanlar hata yapabilir, özellikle de anı hatırlarken.”

Elif’in bakışları anlamsızca dolaşmadı. “Şimdi bu masum bir unutkanlıktan mı ibaret, yoksa planlı bir aldatmaca mı?”

Odada bir anlık buz gibi bir sessizlik çöktü. Diğer misafirler, Elif ile Sir Adrian arasındaki gerilimi hissediyor, içlerinde bir şeylerin çürüdüğünü biliyorlardı ama seslerini çıkaramıyorlardı.

Elif kalemini masaya sertçe bıraktı. Bir planı vardı. Bu planın ilk adımı, o geceye dair hayatları birbirine bağlı yalanlar arasında yürümekti. “İlk şüpheli sizsiniz, Bay Ravenscroft.”

Sir Adrian kaşlarını kaldırarak ufak bir tebessümle karşılık verdi: “Bu sadece başlangıç, değil mi?”

“Evet,” dedi Elif, gözlerinde sarsılmaz bir kararlılıkla. “Ama bu oyunun sonunda kim kazanacak, henüz belli değil.”

Kapının ağır tokmağı bir kez daha çaldı; bu defa daha sert, daha kararlı. Elif başını hafifçe kaldırdı, yüzünde incecik bir gülümseme belirdi. Bir hamlede ayağa kalktı, gerilim dolu odaya yeni ve karanlık bir sır daha sinecekti.

Kapı açılıyordu.

Ve gerçek… kapının ardında bekleyenle birlikte, yavaş yavaş ortaya çıkacaktı.