NoveliqaMalikanenin Gölgesinde Kalan Sır / Suçlular Arasında Dostluk mu? :0%
Log in

Chapter 14

Suçlular Arasında Dostluk mu?

Telefonun titremesi, Deniz’in parmaklarını buz gibi yapmıştı. Mesajın karanlık tehdidi odanın havasını bir anda değiştirmişti. Etraf sessizleşirken, nefes almak bile zordu; derin bir kâbusun tam ortasındaydı şimdi.

Kendini daha da sıkı tutmaya çalışarak, dudaklarını araladı: “Kim olabilir... Aileden biri mi?” diye mırıldandı. Gözleri, karanlığın içinde gitgide canlanan malikanenin parlak ışıklarına takıldı.

Koridorlar soğuktu. Her adımında sanki gözler takip ediyordu onu. Uzaklardan, derinlerden bir yerden tıkırtılar yükseldi, ama kesinlikle insana ait olmayan bir sessizlik hüküm sürüyordu etrafta.

“Göz açma...” cümlenin acı ve keskin yankısı kulaklarında çınladı.

Deniz, düşürülen bu cesur tehdidin her kıvrımını içine çekti. Boğazında bir yumru büyüyor, karnında diken diken bir korku büyüyordu. Ama pes etmek yoktu. O, adaleti bulmak için buradaydı.

---

Ardından, sabaha karşı odasına çekildi. Avuçları hâlâ titreyordu. Ellerini yıkamak için banyoya yönelirken, kapının arkasında ince bir gölgeye takıldı gözleri.

“Deniz, şunu bil...” diye bir ses duydu, fısıltı kadar ince ve soğuk.

Döndü. Hızla etrafına baktı ama koridor bomboştu. Nefesini tuttu ve kalp atışlarını dinledi. Sonra bir tık... ve kapı yavaşça kapandı.

Anladı, yalnız değildi.

---

Ertesi gün, soruşturmaya yeniden döndü.

Salonda buluştuğu şüpheliler, her zamanki hallerinden daha gergindi. Sadece bakışları değil, duruşları da bir hikâye anlatıyordu. Herkes bir diğerine kuşkuyla bakıyor, gizemli bir savaştan çekinircesine saklanıyordu.

Deniz, dikkatle yüzeysel sohbetlerin altındaki kıvılcımları yakalamaya çalıştı. Ama tek bir kişi vardı ki, alenen hafif bir rahatlamayla birbirlerine yumulmuş gibiydiler.

O an, Sedat Aryon ve ailenin eski itibar sorumlusu Bahar Hanım’ın birbirlerinin gözlerine sıkıca kenetlendiğini fark etti.

“Bir şey mi oluyor?” Deniz’in dudaklarından istemsiz çıktı bu soru.

Bahar Hanım hafifçe tebessüm etti ama gülüşü hiç samimi değildi: “Deniz Hanım, bu evde hepimiz birbirimizi koruyoruz. Birlikteyken daha güçlüyüz.”

Sedat, sessizce başını salladı, gözleri bıçak gibi keskinti: “Görünenden çok daha fazlası var, dedektif. Ama kimi suçlayacağınızı bilmeniz gerek.”

Daha yeni yeni ipuçları işte böyle sessiz ittifakların içinde saklanıyordu. Deniz o anda, buradaki savaşın sadece cinayetten ibaret olmadığını, karşılıklı çıkarların ve pazarlıkların alt tabakadan hareket ettiğini anlamıştı.

---

Saatler ilerledikçe, Deniz belgeleri didik didik etti, konuşmaları dinledi. Kedinin faresini izlediği gibi şüphelileri izliyordu. Ve sonunda, iki isim daha sıkı bir gizlilik içinde temas halindeydi.

Bir kitap rafının arkasında gizlice verilen notlar; tanık olmayan gözlerden saklanan şeyler.

Bunlar, sırlarla örtülü bir dostluğun kanıtıydı. İki farklı karakter, dışarıdan tamamen zıt görünürken, aslında aynı çıkar için bir araya gelmişti. Deniz’in zihninde bir alarm çalmaya başladı.

“Bu... ittifak cinayetin ardındaki gerçek motivasyona işaret ediyor,” diye düşündü.

Ellerini yumruk yaptı. Şimdiye kadar karşılaştığı en tehlikeli ipucuydu bu.

İşte o an, birden koridor lambalarının ışığı titredi. Deniz başını kaldırdı, kalbi parmak uçlarında vuruyordu.

Kapı sertçe çarptı. Tüm odada yankılar oluşturdu.

Dışarıdan bir fısıltı duyuldu. “Bunu öğrenirsen, çok geç olabilir.”

---

Deniz, nefesini tutup kapıya doğru yürürken, bir an için hayatı adeta dondu.

Ardından kapı yavaşça açıldı ve içeride bekleyen kişi...

---

--- Bölüm Sonu ---