NoveliqaMalikanedeki Son Şifre / İlk Tehlike :0%
Log in

Chapter 12

İlk Tehlike

Kapının ardındaki sessizlik, odanın içinde yankılanan nefesim kadar ağır ve aniden kırılgan oldu. Gözlerim karanlığa alışırken, gölgenin şekli netleşti. Yarım ay ışığı gibi titrek, ama keskin bir duruş sergiliyordu; beklenen bir misafir değil, beklenmedik bir huzursuzluktu.

Kalbim, göğsümün içinde durdurulamayan bir tempoda çarparken, parmaklarımın ucundaki titremeyle birlikte ellerim soğuk terle kaplandı. Duyduğum tek şey, derin bir sessizlik ve hafifçe esen rüzgarın yapraklarla fısıldamasıydı. Evin içinde şu an var olan en canlı şey, onun gölgesi değil, benim içimde kopan fırtınaydı.

Her adımına karşılık, bedenim istemsizce geriye çekildi ama yerimden kıpırdayamadım. Gölge, kapıyı aralığından yavaşça itti. Karanlığın içinden çıkan o kişisel tanıdık siluet, Benim geçmişimin en karanlık anılarını çağırdı. Tanıdığım biri. Yakın. Çok yakın.

Sesimin kökü kısılmıştı. Ne söyleyebilirdim ki? İhanetin, tehditlerin, ölümün—hepsi bir anda gözlerimin önünde dans ediyordu. Küçük bir nefes gibi çıkan soluğumun ardından, dudaklarımı kıstım ve içimde fırtınalar koparken dışarıya sakinlik yansıtmaya çalıştım.

"Ne istiyorsun? Burada neden...?" Sesim, kendi ağzımdan çıkan en kırılgan cümlelerden biri oldu. Cevap yerine, o kişi ağır adımlarla odaya girdi. Lambanın puslu ışığı altında, yüzündeki gölge oyunları bugüne kadar bildiğim o güçlü adamı farklı gösteriyordu; soğuk ve tehditkar.

"Selin," dedi alçak bir tonla, "Uzun zamandır takip ediyorum seni. Aklında tutman gereken tek şey, adalet arayışının bedeli ağır olabilir."

Sözleri, odanın duvarlarından yankılanırken, vücut dilinde sanki gizli bir tehdit gizleniyordu. Bir düşmanın değil, daha da acı vereni, beklenmedik bir yüzün soğuk ve çelik gibi niyetlerini saklayan bakışların altında kaybolmuştum.

Bir yandan silahımı çıkaracak kadar cesaret toplamaya çalışırken, diğer yandan kendi içimde yıllardır bastırdığım korkularla mücadele ediyordum. Ne yüzleşmeleri erteleyebilirdim artık, ne de kaçabilirdim. O an, geçmişimi ve hayatımı tehdit eden bu sesin tek bir kelimesi bile ateşle çizilmişti sanki.

"Geri çekilmeni söyleyemem sana, Selin," dedi alçak gönüllülüğü reddedercesine. "Burada olman bile artık hata."

O an anladım ki, malikâne sadece sırlarla dolu değil, aynı zamanda ölümle kapı komşusuydu. O gecenin karanlığında umutlarım kadar gerçekler de parçalanıyordu. Sadece bir adım uzakta duran tehdit, beklediğimden daha derin, daha acımasız ve en tehlikeli oyunun tam ortasındaydı.

Kapıdan içeri giren bu kişi kimdi? Ve bu gece, bu soğuk odada hangi sırlar, hangi hayatlar yıkılacaktı?

---

Devam edecek...