NoveliqaMalikanedeki Son Şifre / Gizli Toplantı :0%
Log in

Chapter 11

Gizli Toplantı

Buz gibi bir esinti, kapının aralığından odaya sızdı. Kalbim öyle hızlı atıyordu ki, her atışını tüm vücudumda hissediyordum. Parmaklarım soğuktan mı yoksa korkudan mı titriyordu, ayırt edemiyordum. Kapı, açılırken yayılan o keskin gıcırdama sesi, sırlarla dolu malikânenin sessizliğini bozan bir çığlık gibiydi.

Ve kapı arkasından, gölgelerin içinde kaybolan o adam belirdi.

—

“Neden beklettin, Selin?” Murat Aslan’ın sesi oda boyunca yankılandı. Soğuktu; içinde gizlenmiş kinle dolu bir buz parçası.

İçime nefesimi çekip sıkıştırdım. “Ben beklettim? Üstelik sen geldin. Daha fazla söylemem gerek?” Dudaklarımın arasından çıkan kelimeler, sert bir tokat gibi havada durdu.

Murat’ın gözleri alev alev parlıyor, her kelimesi üzerimde bir yılan gibi kıvrılıyordu. “Bu aile, kendi pisliklerini dışarıya vurmaz. Sen… sen bunu bilmiyorsun.”

“Biliyorum.” Sesim sertti, ama içinde kırık bir umut vardı. “Ölü bir adamın sırrı bu kadar mı kıymetli ki, herkes suskun kalıyor?”

—

O anda kapının arkasında başka bir gölge belirdi. Başka bir adım. Ayak sesleri, yumuşak ve dikkatli, odanın içinde yankılandı. Gerginlik zırhımı iyice kalınlaştırırken, bu yeni varlık üzerimde bir gölge gibi dolaşmaya başladı.

“Bu gece burası sadece bizim gizli toplantımız, değil mi?” dedi sessizce, ama duyulması istenen bir tonda.

Murat’ın yüzünde kısa bir tereddüt belirdi. “Evet… bu gece aile kendi içinde konuşacak.”

Ailenin diğer üyeleri bir anda odanın içinde belirdiler. Sessiz bakışlar, ince incelikle maskelenmiş tehditlerle doluydu. Her biri, birbirine kurduğu kelimelere gizlice güvenirken, yabancı düşmanlar gibi birbirlerini süzüyor, hesap kitabı yapıyordu.

—

“Bize inanamayan bazı dış güçler var,” dedi Esma Hanım, parmak uçlarındaki nazik titremeye rağmen sesi güçlü çıkıyor. “Ama biz el ele verdiğimizde, hiçbir sır açığa çıkamayacak.”

“O sırlar,” diye fısıldadı Murat, bakışları gezerek, “kimseden saklanmaz. Çünkü sakladıkça, daha büyük acılar getirecek.”

—

Gözlerim koridorun karanlık ucuna takıldı. Orada bir hareket vardı… hafifçe eğilip duran bir siluet. Kimse fark etmemişti bu sinsi gözcüyü.

Soğuk taş duvarlar arasında titreyen bir gölge, gözlerimi diken diken etti. Nefesim aniden kesildi. Kalbim yüzüme saldıran bir dalga gibi çarptı.

Yanımda duran bir sandalyeye uzandım, ellerim titreyerek masaya dokundu. Kendi nefesimi duymaya başladım, nefesim başka bir nefesle yarışıyor gibiydi.

“Bir izleniyoruz,” diye fısıldadım kendime, kelimelerim soğuk sis arasında yankılandı.

—

Ve tam o anda, korkudan ödüm kopmuşken, kapının ardındaki gölge bir adım daha öne çıktı.

Kimse görmemişti.

Benim kalbim görmüştü.

Ve bu gece, malikâyede herkesin sakladığı sırlar kadar, karanlıkta gizlenen başka gerçeklerin de olduğunun ilk işaretiydi.

---

Devam edecek...