Chapter 10
Bacaklarım titriyordu. Kapıdaki o ses, yalnızca tıkırtıdan ibaret olamazdı; içinde taşıdığı ağırlık, önümde açılan karanlığın sınırı gibiydi. Derin bir nefes aldım, soğuk taş duvarların arasında yankılanan sessizlik, kulağımda uğuldayan endişeyle birleşiyordu.
Adımlar yavaşça salona doğru yaklaştı. Her biri, bir yankı tufanı koparıyor, korkularım ve şüphelerim birbirine dolanıyordu. O an anladım; malikane içindeki sırlar, göründüklerinden çok daha derindi. Ve ben, bu labirentin ortasında, hayatımın en büyük oyununa davet edilmiştim.
-----
“Selin.” Ses, nefes alışımı hızlandırdı. Karşımda duran Murat Aslan, yüzündeki sert ifade ile bana bakıyordu.
Gözlerimiz buluştuğunda, üzerimdeki soğuk hava bir anda iyonlaşıyor, ateşle doluyordu. “Murat,” dedim, “neden buradasın?”
O, ağırlığını koruyarak salona adım attı. Ellerini cebine soktu, ama saklamaya çalıştığı bir şey vardı; gizlemek istediği sırları, gözlerindeki umutsuzluk anlatıyordu.
“İtiraf etmeliyim, Selin. Senin burada olacağını bilmiyordum. Ama doğru zamanda, doğru yerde olmaktan çekinmedim.” Sesi ağır ve kısık çıktı, her kelimesi üzerime çöküyordu.
“Beni korumak için mi yoksa yok etmek için mi?” diye sordum, sesim keskin, kalbim ise düğümlenmişti. Yanıt beklerken, ortam daha da boğuk hale geldi.
Murat bir an durdu. “İkisi arasında bir yerdeyim,” dedi sonunda. “Ama sana söylemediğim bir şey var. Malikane sadece duvarlardan ibaret değil, burada yaşayan herkesin kalplerinde karanlık sirayet etmiş.”
O anda, dış kapıdan başka bir ses duyuldu. Hafifçe açıldı ve içeriye genç, tedirgin bakışlı bir adam girdi. Gözleri derinlerde bir yük taşıyordu ve bakışları ani bir şaşkınlıkla bana kaydı.
“Sen kimsin?” diye tutturdum, vücudumun titreyişi bir anda arttı.
Adam yavaşça adımladı. “Ben… Selim,” dedi, “Murat’ın eski ortağı. Şimdi ise, bu karanlıkta gördüğünüzden daha karanlık sırlar saklı.”
-----
Selin, o an yutkunurken, bu yeni ismin sadece malikanedeki yasak aşk üçgeninin yeni bir üyesi olduğunu fark etti. Selim… onun varlığı, Murat ile arası, ve benim için taşıdığı tehdit, tüm dengeleri değiştirmeye yeterdi.
Kalbim, aniden hızlandı. Bu aşk üçgeni, çok daha sapkın, çok daha ölümcül bir hal alıyordu.
-----
“Selim, neden buradasın?” diye sordum, sesim bir nebze kontrolü elime almak ister gibiydi.
Önce kaçamak bir bakış attı Murat’a, sonra bana döndü. “Burası senin sandığından daha tehlikeli, Selin. Herkesin bir maskesi var. Ve ben, o maskenin ardında yatanı göstereceğim.”
Murat gözlerini devirdi, aralarında bir elektrik çarpışması vardı. Ben ise, nefesimi tutmuş bekliyordum. Duyduğum her kelime, her bakış, her hareket, bu karanlık sarayın duvarlarında yankılanıyordu.
-----
Dışarıdan, gece rüzgarının uğultusu malikanenin pencerelerine çarptı. İçeride ise üç kişi, birbirine bakan, kendi sırlarıyla savaşan hayaletler gibiydi. Yasak aşkın ipuçları, yavaş yavaş gün yüzüne çıkarken, ben en karanlık gerçeklerle yüzleşmeye hazırlanıyordum.
-----
Tam o anda, telefonumun ekranı titredi. Ekranda bilinmeyen bir numara belirdi. Parmaklarımda eski bir titreme başladı. Mesaj açıldığında, gözlerim büyüdü:
“Yasak aşkın üçüncü kişisi sandığınızdan farklı olabilir, Selin. Dikkatli ol.”
-----
Kalbim göğsümde bir sandalyeye oturdu, bedenim ağırlaştı. Bu yeni ipucu, anlatılan her şeyi altüst edecekti. Gözlerimi kaldırdığımda, Murat ve Selim arasındaki gerilim daha da yoğunlaşmıştı.
Ne yapmalıydım? Son düğümü çözmek için, kendi geçmişimi, bu malikanenin gizemlerini ve şimdi de bu yasak aşk üçgenini itina ile çözmek zorundaydım.
-----
Kapı tekrar çalındı. Bu kez farklı bir tonla, daha kararlı ve yıkıcıydı. O anda, birinin içeri girmek üzere olduğunu hissettim. Yürek atışlarım davul gibi çaldı kulaklarımda.
-----
Devam edecek…