NoveliqaKardeş Kanı: Zirvenin Bedeli / Kardeşler Arasında Bomba :0%
Log in

Chapter 15

Kardeşler Arasında Bomba

Kahkahanın yankısı kulaklarımda acı bir ziller gibi çınladı, odanın soğuk havasını daha da ağırlaştırıyordu. Gözlerimi karanlıkta odanın köşesine diktiğimde, silueti seçtim: Can’dı o. Yarım gülümseme dudaklarında, gözleriyse daha önce hiç görmediğim kadar soğuk, acımasızdı.

Nefesim düzensizleşti. İçimde bir yerde korku ve öfke bir araya gelerek bir volkan gibi kabarıyordu. Yanımda duran kahve bardağı titredi, parmaklarımla kavradığım koltuk kenarına benzin dökülmüşçesine alevler yükseliyordu sanki.

“Can…” diye fısıldadım, kelimelerim acı bir tokat gibi dudaklarımdan düştü. “Bunu sen mi yaptın? Beni bu oyunların içine çekmek senin planın mıydı?”

Gözlerini kırpmadan bana baktı, sanki hayatımın en küçük sırrını keşfetmişim gibi sinir bozucu bir üstünlükle. “Evet, Elif,” dedi, sesi çıtırtılı, buz keskinliğinde. “Ama sadece oyun değil bu. Gerçek güç burada. Ailemizin ya da geleceğimizin değil, benim kurallarımın gücü.”

İçimden bir ses “Kaç,” dedi, ayaklarım yerden kesilecek gibiydi ama bilemiyordum. Kabul mü, direnmek mi? Ya da doğrudan yıkmak mı?

“Yaptığımız her şey, kaderimiz,” diye devam etti Can, adım adım bana doğru ilerleyerek. Yüzündeki sert gölgeler gözlerimi kamaştırdı. “Senin zaaflarını kullanarak yükseldim. İhanetin kıvılcımı, bizim karnımızı nasıl doyuracak göremiyor musun?”

Başımı sallayamadım, kelimeler boğazımda düğümleniyordu. “Sen... neden?” diye çıktım sonunda. “Beni neden düşman yapmak istiyorsun? Bu kadar acımasızca?”

O an, zaman durdu. İkimizin nefesleri birbirine karıştı. Oda, sadece içinde bulunduğumuz gerginlikten dolayı daha da daralmıştı.

“Senin yüzünden,” diye haykırdı Can ansızın, sesi cam kırılır gibi çatladı. “Annemin, babamın üzerindeki o lanetin sebebi sensin! Ben hep onların gölgesindeydim, sen onların sevgisini istedin, çaldın. İsyan ettin. Şimdi sıra bende.”

Kalbimde buzdan bir hançer saplandı. Bir an, onu bir kardeş değil düşman olarak gördüm. Yılların birikimi, ihanet acısıyla bir tutuldu gözlerimde.

“Artık bitti, Elif. Bu satrançta seninle son hamleyi ben yapacağım.”

Son kelimesini söyler söylemez kapı aniden çarptı. İkimiz birden irkildik, kalplerimiz göğüs kafesimizi itiyordu. Korku, öfke ve yılların suskunluğu bir karede patladı.

“Kim –” diye çıkardım sesimi, ama süre kalmadı. Kapının ardından yükselen adı duyuldu: “Buse!”

O andan sonra tüm dengeler değişmeye başladı. Ve ben, Elif Yılmaz, kardeşimin planlarının ardındaki gerçek sebebi öğrenmek üzereydim.

(Gerçek şimdi başlıyordu.)