NoveliqaGölgelerin Patronu: İmparatorluğun Karanlık Yüzü / Maske Düşüyor :0%
Log in

Chapter 6

Maske Düşüyor

Hilal’in göğsünde bir ağırlık çöküverdi. Nefesi kesilmiş, bütün düşünceleri bulanıktı. Oyun deyip, kukla bilip geçtiği her an, aslında kendisini yutan bir girdabın içinde olduğunu yeni fark etmişti.

Karanlık masanın kenarına yaslandı. Parmak uçları titriyordu, terle ıslanmış avuçlarını sıkmakla, gevşetmekle, kontrol etmeye çalıştı.

“Onlar...” diye mırıldandı, kelime boğazında düğümlendi, “kendi aralarında... ikinci cepheyi çoktan açmışlar.”

Küçük ofisin jakuzi yüzeyinde yansıyan flüoresan ışıklar, zihnindeki karmaşık planların aynası gibiydi. Her biri gizlenmiş bir niyetle doluydu; papyonlu maskeler, sahte dostluklar, mutlak ihanetle süslü.

Hilal’in gözleri, odanın köşesinde durup sessizce onu izleyen beyaz duvara kilitlendi. Ağır bir sessizlik çökmüştü.

Tam o an, telefonuna titrek bir mesaj düştü.

“Büyük delik bulundu.”

Ekranın mavisi sanki buz tutmuş gibiydi. Hilal, saçlarını ensesinden tutup iki eli arasına aldı. Mesajı gönderenin kim olduğunu bilmiyordu. Tanıdık bir imzaydı ama ince bir sis gibi bilinmezdi.

“Neler dönüyor...”

Çenesini sıkarak doğruldu, derin bir nefes aldı ve kalktı. Ayak sesleri sessiz ofisin sıcak havasında yankılandı. Masanın üstündeki belgeleri karıştırmaya başladı. Her sayfa, yeni bir yalan, yeni bir sır açığa çıkarıyordu.

İçlerinden birinde, finansal tablolara gizlenmiş küçük bir fark vardı. Öyle küçük ki, ilk bakışta fark edilmesi mümkün değildi. Ama Hilal’in gözü sezinlemişti; rakamların arasında saklanmış, şirketi iflasa sürükleyecek bir delik.

“Birisi... orada oynuyor,” diye fısıldadı. “Bunu bilen, ama kimseye söylemeyen.”

Adeta bu suskunluk, kendisinden intikam alıyor gibi bir his verdi.

Kendini toparladı, telefonunu eline aldı, “Bunu Selim’e söylemeli miyim?” diye düşündü. Ama derin bir iç güdü, mesajın başka bir yerden geldiğini, Selim’in bizzat içinde olduğu bir düzenek olduğunu söylüyordu.

Yavaşça, kirli camdan dışarı baktı. İstanbul’un gece silüeti, aşağıdaki sokak lambalarından süzülen ışık huzmeleriyle parçalanıyordu. Çok yakında, bu şehirde herkes uyurken, onun dünyasında yeni bir savaş başlayacaktı.

“Ailesinin itibarını geri kazanmak ve en yakınındaki ihaneti ortaya çıkarmak…” diye düşündü. İlk adımın, gerçeğin üzerindeki maskeyi düşürmek olduğunu biliyordu.

Birden, kapı çaldı.

---

Hilal’in kalbi tekledi. Ardında kim vardı? Dost mu, düşman mı? Yoksa bambaşka bir oyun mu başlayacaktı şimdi?

Kapı aralandı.

Gölgelerin içine karışan bir siluet belirirken, odanın soğuk havası daha da yoğunlaştı.

“Hilal,” dedi ses, derin ve sessiz, “Senin bilmediğin bir cephe daha var.”

---

Devam edecek...