NoveliqaGizli Tacın Ardındaki Alev / Aslan’ın İlk Hamlesi :0%
Log in

Chapter 3

Aslan’ın İlk Hamlesi

Nilay’ın kalbi göğsünde bir davul ritmi gibi çarpıyordu; soğuk bir rüzgâr aniden üzerini titretti. Gözbebekleri, karşısındaki adamın dudaklarında hâlâ esen alaycı gülümsemeyi yakalamıştı. O gülümseme, sadece kelimelerden daha keskin bir tehditti.

Efeoğlu’nun sesi, odada yankılanan soğuk metalin sertliğiyle çınlıyordu: “Unutma, Nilay... Ben hep bir adım öndeyim.”

Ama o anda, Nilay’ın aklında bir fırtına kopuyordu. Hep bir adım önde olmak mı? Ya o adımları takip edip bir tuzağa düşerse?

Elleri istemsizce karnının tam ortasında yumruklandı. İçindeki ateş, dondurucu soğukluğa meydan okuyordu. Derin bir nefes çekti, yavaşça, ama her nefes daralıyordu ciğerlerinde. “Seni izliyorum” dedi Aslan, arkaya yaslanıp, saatine bakar gibi baktığı telefonunu cebine sokarken. Sanki bu basit hareket bile onun planlarını, kontrolünü ortaya koyuyordu.

Nilay, iradesini toplamaya çalıştı. “Senin oyunlarını görmekten bıktım, Aslan. Ama bu sefer farklı.”

Eftani parlayan gözlerde sinsi bir vurgu vardı. “O kadar emin misin?” diye alay etti.

O an kapı hafifçe aralandı ve loş koridorun bir ucundan bir siluet belirdi. Nilay irkildi, kim olduğunu görmek için gözlerini kısıp baktı. Aslan kısa bir işaretle sessizce koridora baktı, sonra derin bir nefes aldı.

Siluetin kısa bir baş hareketi ve iki kişi odaya girdi. Nilay bir an suskun kaldı, içgüdüsel olarak geri çekildi. Karanlıkta kalan gözler, onları dikkatle değerlendiriyordu. Tatlı ve acı arasında bir tereddütle “Selam, Nilay Hanım...” diyebildi sonunda boğuk bir ses.

Aslan bir el hareketiyle onları yanına çağırdı. “Nilay’ya yeni iş teklifimizi duyman gerek,” dedi. “Yetenekleri test edeceğiz.”

Nilay kalbinde bir diken hissetti. Bu teklif, sadece bir işten çok daha fazlasıydı; Aslan’ın elinde bir tuzak olacağına emindi. Fakat tüm sırlarını ortaya dökmek zorundaydı. Yavaşça ayağa kalktı, gözlerini Aslan’dan kaçırmadan:

“Dinliyorum.”

Aslan gözlerini hafifçe kısarak sır dolu bir ifade takındı. “Önümüzde seni ilgilendiren bazı seçimler var. Başarılı olursan, aradığın cevapları belki de bulacaksın.”

Nilay’ın aklı karışıktı ama tek bir şey açıktı: Bu oyun daha yeni başlıyordu. Ve Aslan Efeoğlu, ışıkları kapatmadan önce son bir hamle yapmaya çoktan hazırlanıyordu.

Dışarıdaki şehir ışıkları, patlayan sirenler ve gece kuşlarının çığlıkları arasında biri sessiz, derin bir gülümsemeyle telefonundaki bir mesajı açtı ve yazdı: “Her şey planlandığı gibi gidiyor.”

Aslan’ın gizemli planı, gölgelerden çıkıyor ve Nilay’ın kaderini kökten değiştirmek için sinsice şekilleniyordu...

———

(Devam edecek...)