NoveliqaDiken Üstündeki Aşk / Güven İnşası :0%
Log in

Chapter 16

Güven İnşası

Soğuk rüzgârın sivri sivri dokunduğu gece, Selin’in her adımında kalbindeki çatlaklar daha da derinleşiyordu. Ardında bıraktığı karanlık, peşini bırakmamış, aksine gölgesi daha ağırlaşmıştı. Deniz’in o sert sesi, kulaklarında çınlıyordu hâlâ:

“Şimdi, hayatta kalman gerekiyor.”

Bir an için nefesi kesilmiş, içindeki yangın bir kıvılcım gibi alevlenmişti.

*

Selin, rüzgârla savrulan saçlarını omuzlarından attı. Gözleri, İstanbul'un geceyi örten karanlığında yorgun ama uyanıktı. Kalbindeki fırtına susturulmuş değildi; aksine, Deniz’in yardımıyla doğan güven tohumları, içine karışan bir şüpheyle büyüyordu.

“Güven... nasıl verebilirdim?” diye düşündü, adımlarını hızlandırarak.

*

Deniz Aslan ile buluştukları o gizli mekânda, aralarındaki soğukluk yavaş yavaş çözülüyordu. Göz göze geldiklerinde, karşılıklı yılların düşmanlığını sırtlarında taşıyan o ağır bürümüşlük hafifliyordu. Ama hala her kelimede, her bakışta, tetikte bekleyen bir tehdit vardı.

Selin, kendini zorlayarak gülümsedi. Dudağından dikkatle ayrılan o kelimeler keskin bir bıçak misaliydi:

“Bugüne kadar herkesin yalanlarını duydum. Sadece gerçekleri duymak istiyorum artık.”

Deniz bir an durdu ve odanın köşesindeki eski, ahşap masaya yaslandı.

“Peki, gerçek nedir senin için, Selin? Unutma, bazen gerçek de bıçak gibi keser.”

Gözlerindeki o karanlık parıltıda, eski bir yaranın izi saklıydı. Selin onu okudu ama cevap vermedi. Sadece derin bir nefes aldı ve karşısındakini dinledi.

*

Saatler ilerledikçe, kelimeler yavaş yavaş düşmanlıktan suskunluğa, sonra dikkatli bir paylaşım alanına dönüştü. Deniz, ağzından dökülen her cümlenin bir sınav olduğunu biliyordu. Selin, bu sınavdan geçmeye hazır mıydı? Kendi karanlık geçmişiyle yüzleşmekten hiç korkmamıştı ama şu an yanında duran adamın içinde sakladığı gerçekleri keşfetmek farklıydı.

Deniz, cebinden çıkardığı küçük, kutu vurgulu bir anahtarı Selin’in önüne bıraktı.

“Bu... ailemin eski kasasının anahtarı. İçinde, sana da zarar verebilecek bazı belgeler var. Ama belki de senin gerçeğini de barındırıyor.”

Selin eli titreye titreye anahtarı aldı. Soğuk metal, parmaklarının arasından mavi bir elektrik kıvılcımı gibi geçti. Bir anda tüm silahların, yalanların ve gizli ittifakların içinde tek sağlam şeyin bu küçük nesne olduğunu hissetti.

“Bunu neden bana veriyorsun?” diye fısıldadı.

Deniz’in gözlerinde nadir gördüğü bir kırılma belirdi.

“Çünkü... artık birbirimize ihtiyacımız var. Ama unutma, bu güven bir ip üzerine kurulu. Tek bir yanlış adımda kopabilir.”

*

O gece, dünya onlara karşı durmuştu. Yalnızca ikisi ve karanlığın içinde parlayan kırılgan güvenleri vardı.

Selin, sokak lambasının altında durdu. Kalbi yumruk yumruk atarken, telefonundaki mesajın bildirim sesi bir buz gibi indi:

“İhanetin bedeli ağır olur, Selin.”

Kalbinin derinliklerinde bir buz tabakası çatladı.

Gözlerini kapattı. İçine işleyen ağırlık, o yeni kurulmaya başlayan güvenin tam ortasına saplandı.

Ya bu güven, bir ihanetle yok olursa?

Ve o an, İstanbul gecesinin soğuk sessizliği yeniden yıkıldı.

*

[ DEVAM EDECEK… ]

#TehlikeliOyun #DikenÜstündekiAşk #Güvenİnşası #ÖlümcülSır