Chapter 15
Selin’in nefesi kesilmişti. Dizinin üstüne çökmüş, yere eğilmiş haliyle dosyanın üzerindeki parmakları titriyordu. Soğuk zemin, avuçlarının terini emiyordu. Kapkara gecede, sokak lambasının solgun ışığı dosyanın içindeki sayfalara vuruyor, üzerlerindeki mürekkeple yazılı satırlar adeta canlanıyor gibiydi.
Kalbi burnunda atıyor, kulaklarında kendi nefesinin şiddeti yankılanıyordu. Bir an için tüm dünya durmuş gibiydi; zamanın ağır ağır aktığını hissediyordu.
Arkasından beliren adımların sesi, kıyafetine sürtünen hafif rüzgarla beraber geldi. Omzuna ani bir dokunuşla irkildi, başını doğrulttu. Gözlerinin önünde, hiç beklemediği kişi vardı: Deniz Aslan.
Deniz. O, düşmanıydı. Soğuk, acımasız, yıllardır hayatlarını yerle bir eden o adam. Ama şimdi, gözlerinin içinde alışılmadık bir ifade vardı; öfkenin soğuk yerine, karmaşık bir şey.
"Kendini nasıl böyle riske atarsın, Selin?" dedi alçak bir sesle. Neredeyse fısıltıydı, fakat ardında sert bir tedirginlik vardı.
Selin donakalmıştı. İçi, buz gibi bir tehlkeyle dolarken, bir yandan da garip bir şaşkınlık kaplamıştı ruhunu. "Neden... neden buradasın?" dedi, sesi çatlamış, ama inatçı.
Deniz bir adım daha yaklaştı, havada tuhaf bir gerilim yükseldi. "Güvenlik seni arıyor, daha fazla zamanın yok."
Selin, dosyayı koruyan nazik bir hareketle geri çekildi. "Yardım mı ediyorsun bana? Yoksa bu sadece bir tuzak mı?"
Deniz’in dudaklarının kıvrıldığı, ama bir anlam verilemeyen bir ifade belirdi.
Tam o anda, uzaktan polis sirenleri duyuldu; geceyi delen bir çığlık gibi. İkisinin de gözleri, o dramatik seslere çevrildi. Zamanın daraldığını, tehditin çemberini daha hızlı sarmaya başladığını hissediyorlardı.
"Duymadın mı?" dedi Deniz. "Burada kalmak yok."
Bir an sessizlik oldu. İkisi de nefes nefese durmuşlardı. Deniz, Selin’in elinden dosyayı kavradı ve hızla yerinden kalktı. Gecenin karanlığı içinde birlikte hareket etmeye başladılar, sanki aynı cephede savaşan iki eski düşman gibiydiler.
Selin, kalbinin vahşice hızlandığını duyabiliyordu. İçinde pazarlıklar, şüpheler fırtınası kopuyordu. "Neden bana yardım ediyorsun?" diye fısıldadı, sözleri arasında korku ve öfke vardı.
Deniz, kısa bir an için başını eğdi, sonra derin bir nefes aldı. "Bu işin sonunda bir hesaplaşma olacak, Selin... ama şimdi, hayatta kalman gerekiyor."
Gölgeler arasında kaybolurken, Selin’in zihninde tek bir soru yankılandı:
Bu yardımın arkasında ne gibi karanlık amaçlar gizleniyordu?
*
[ DEVAM EDECEK… ]
#TehlikeliOyun #DikenÜstündekiAşk #SırlarVeİhanet