NoveliqaDiken Üstündeki Aşk / Düşmanlar Aynı Yanda :0%
Log in

Chapter 11

Düşmanlar Aynı Yanda

Kapı ardında sessizlik diye bir şey yoktu aslında. Kalbinin göğsünde öyle hızlı attığını hissedip, o ritmi başka bir dertle karıştıran Selin, birkaç saniyeliğine nefesini tuttu. Deniz’in gözlerindeki o buzlu parıltı, önünde açılan savaşın sadece başlangıcı gibiydi. Ancak, kapı aralandığında karşısında gördüğü manzara beklediğinden çok daha karmaşık bir dramın kapısını aralıyordu.

Odaya adım attığında, soluklukla karışık bir şaşkınlık inceden yüzünde geziyor, ama gözlerini kimseden ayırmıyordu. Masanın diğer ucunda, elinde birkaç evrakla Murat vardı; Selin’in genç yaşına rağmen aile işlerinde en çok güvendiği isim. İki taraf arasında, ne tarafın tam dost ne de tam düşman olduğu bir yerde, Deniz’in ve Murat’ın yan yana durması, içten içe cezbedici kadar tehditkardı.

“Bunu becerebilir misiniz?” Deniz’in sorusu, kırılmış bir bıçak gibi havada yankılandı. “Biliyorsunuz, yeni düşmanımız elimizde patlayabilir.”

Selin, kasvetli tavrını toparlamak için derin bir nefes aldı. “Eğer birlikte hareket etmezsek, sizin de dediğiniz gibi, hepimiz düşeceğiz.”

Deniz’in keskin bakışları, ona doğrulanan yükümlülüğün ağırlığını göğertirken, aynı zamanda belli belirsiz bir tebessüm kıvılcımı çaktı usulca dudaklarında. Yine de o, risklerle çevrili bu anlaşmanın dengesinde bir adım geri çekildiğinde, Selin’in kalbi bir kez daha acıyla kıvranmaya başladı. “Size güvenmem zor, Selin. Çünkü, geçmişiniz hâlâ üzerinize yapışmış bir gölge.”

Selin’in dudakları yalnızca hafifçe titredi. İncinen gurur, gözlerinin hemen dibinde parıldayan yaş damlalarıyla birlikte oyununu zora sokmuştu. “Ve sizin sırlarınız? Deniz, saçma oyunlarınızın sonunda ne kalacak elimde? Aman bir şeyi netleştirelim: Bu geçici ittifak, eski yaraları sarmayacak.”

Deniz ağır ağır ilerledi, yüzündeki buz erirken gözlerindeki kırmızılık daha da derinleşiyordu. “Belki de bu, başarırsak birlikte atacağımız ilk adım olacak. O yaraların kapanması için değil belki ama, kanamamızı durdurmak için.”

O anda, odanın kapısı hafifçe aralandı ve dışarıya nüfuz eden İstanbul’un sert akşam rüzgarı, perdeyi hışırdattı. İkili, sesin geldiği yöne kısa bir an için kilitlenmişti. Sessizlik, beklenmedik bir şekilde odağı değiştirip adeta genişlerken, Selin düşüncelerini toplamaya çalıştı.

“Ne yapacağımızı biliyor musun?” Murat’ın sesi ilk kez kırıldı odanın içinde, kayda değer bir yorgunluk ve belirsizlikle. “Bir araya gelmek... Yaptığımız her şeyin karşılığı olur mu? Bu sefer yok sayabilir miyiz geçmişin yükünü?”

Selin gözlerini kapadı, derin bir nefes çekti, etrafındaki havanın ağırlaştığını hissetti. Sonra Deniz’le göz göze geldi. Ne nefret vardı, ne de tam bir dostluk. Birlikte hareket etmek zorundaydılar — bu, bir çeşit anlaşmaydı.

Ama o an geldiğinde, bir başka soru zamk gibi yapıştı aklına:

"Eski yaralar gerçekten iyileyecek mi?"

Ve kapı bir kez daha çarptı.

---

Son