NoveliqaDiken Üstündeki Aşk / Gizli Müttefikler :0%
Log in

Chapter 10

Gizli Müttefikler

Oda, adeta donmuştu. O anı yaşatan adamın yüzündeki kırıklık, kırk yıllık küskünlüğün derin izlerini taşıyordu. Gözlerinde saklanan umut kırıntısı, şimdi yıkılmış bir kalbin kıyısında titriyordu. Selin, kalbinden ilk defa, geçmişiyle arasındaki o sisin sayesinde bakıyordu ona.

“Herkes... dikkatini versin,” dedi adam, sesi odadaki soğuk havayı delip geçercesine netti. “Her şey, o anın ardından değişecek.”

Selin’in içi, tanımlanamaz bir heyecan ve korkuyla doldu. Bu adım, ailesinin karanlık yükünü omuzlarından atmanın ilk kıvılcımı mıydı? Yoksa büyük bir tehlikeyi davet eden bir tuzak mı?

Adım adım, kelimelerin oluşturduğu o ağır atmosferden sıyrılmaya çalışıyordu.

---

“Sen kimsin?” diye çıktı Selin’in sesi, sessizliği bozan ilk melodi gibi. Kelimeler, boğazından top gibi yuvarlanıyordu. Yerde değil, gözlerinin içine bakıyordu adamın.

“Bana ‘Gizem’ diyebilirsin,” dedi adam. Yüzündeki hatları birbirine kenetleyen sertlik, kelimelerle yumuşadıkça erimeye başladı. “Senin de adının geçtiği birçok sırda, ben vardım. Şimdi, seni kurtarmak için buradayım.”

O an, Selin’in elleri istemsizce titredi. Onun yanındaki en güvendiği isimleri düşündü; kimler gerçekti, kimler oyun içindeydi? Bu ‘Gizem’ adında, hiç duymadığı ama aniden hayatına giren adam, gerçekten güvenilir olabilir miydi?

---

Gizem’in sözleri, içinde kavga eden bir fırtınayı kamçılamıştı. Sesini topladı, “Neden şimdi? Neden ben?”

Gizem gülümsedi, ağzından dökülen her hece, yılların yorgunluğunu taşıyor gibiydi. “Ailelerin savaşı uzun sürdü, Selin. Ama kimse senin o kirli sırları ortaya çıkarmanı istemiyor, ben dahil. Deniz Aslan’la yüzleşmenin zamanı geldi. Sana yardım edeceğim. Ama anla, bu sadece başlangıç.”

Selin’in gözleri karardığında, başka biri giriverdi odaya. Siyah takım elbisesi ve mimikleriyle sürekli kontrol eden biri. Deniz Aslan, bir gölge gibi süzülerek kapı eşiğine geldi.

Gizem’in bakışları hemen Deniz’e çevrildi; aralarında sanki on yıllık bir hesaplaşmanın sessiz izleri vardı. Selin’in kalbi ritmini hızlandırdı.

Deniz’in dudakları kıvrıldı, sadece bir tebessümden çok bir tehditti bu. “Gizem… Sanırım beklediğimin aksine, yeni oyun kurucumuz oldun,” dedi alçak ama keskin bir tonda. Ardından Selin’e baktı, sesinde yanık bir acı gizliydi. “Ama unutma, her müttefikin bir bedel ister. Ya sen ödersin, ya da onlar.”

Gizem derin bir nefes aldı, “Bu oyunu bitirecek olan biziz, Deniz. Her ne pahasına olursa olsun.”

Salondaki hava aniden gerildi, sanki dev bir patlamanın eşiğindeydik. Selin, ne yapacağını bilemez halde iki adamın arasında dururken, bedenini bir soğuk dalga sarıyordu. Bu yeni müttefik, gerçek bir kurtarıcı mıydı yoksa yeni bir karanlığın parçası mı?

Ve tam o anda…

Kapı aniden çarptı. Herkes birbirine baktı. Selin’in kalbi tekrar sıçradı; bu kapının arkasında gizlenen şey, hayallerini yıkan ya da umutlarını büyüten yeni bir hamle mi olacaktı?

Deniz gözlerini kısarak kapıya yöneldi. “İşte şimdi, gerçek savaş başlıyor,” dedi, sesi buz gibi.

---

Devam edecek…