NoveliqaAy Işığının Kaderi: Alfanın Laneti / Leyla’nın Çift Yüzü :0%
Log in

Chapter 16

Leyla’nın Çift Yüzü

O baltanın parıltısı, kafes gibi sarılmış koridorun loşluğunda aniden bir şimşek gibi çaktı. Emir Kaan’ın gözleri bir anlığına şaşkınlıkla büyüdü, ardından acı ve korku dalgası yüreğinin en derinlerine indi.

Baltanın keskin ucu, katıksız öfke ve ihanetle taşan o anda, Leyla’nın yüzünde beliren sinsi gülümseme, karanlığın ve ışığın çatıştığı bir savaş alanı gibi kırıldı.

“K-a-a-a-an...” Emir’in nefesi kesildi, dudaklarından çıkan kelimenin ucunda kocaman bir boşluk. Kan, yavaşça omzundan aşağı süzülüyordu, ama asıl yara, içinde kıvranan o ihanetti.

Adımlar yankılandı koridorda—Kadir Yalçın’ın soğuk, keskin sesi hemen arkasından geldi:

“Emir... bu senin son oyununu oynadığın sahne.”

Leyla, bir an için gözlerini kapadı; elleri titriyordu, ama yüzündeki maske yerinden oynamadı. İçinde bir yerde, ufak bir kıvılcım yükselmişti: Bunu gizliyordu. Bütün geceyi, hiç dikenlenmeden, düzenbazca yalan söyledi. Şimdi ise gerçek planı ortaya çıkmaya başlamıştı.

“Leyla... Ne yapıyorsun?” Emir’in sesi, ince bir kırıklıkla, öfkeden adeta çatlamıştı.

Leyla’nın bakışları dağılmıştı ama o an, sert bir kararlılıkla dikildi: “Sen… beni anlamıyorsun, Emir Kaan. Bunu… senin, bizim sürümüz için yapıyorum. Kaderimizin parçalarını birleştirebilmek için.”

“Yalan,” dedi Kadir, adımını ona doğru attı, baltayı aşağıya indirirken gözlerinde kan kırmızısı bir parıltı vardı. “Yalancı Leyla, senin gerçek yüzünü gördük. Artık her şey ortaya çıkacak.”

İçeride bir yerde, Leyla’nın kalbi şiddetle çarparken, zihinlerinde dolaşan binbir aldatıcı düşünce, yavaşça büyüyen bir fırtınaya dönüştü.

O an, odanın köşesinde sessizce duran gölge, derin bir nefes aldı. Leyla’nın içindeki sır... Kendisi için mi, yoksa çok daha karanlık bir geleceğe mi hizmet ediyordu?

“Leyla,” dedi Emir, ağır ağır, adeta rüyalardan kopmuş gibi. “Bize söyle... gerçek planın ne?”

Leyla, gözlerini kapatıp açtı. İçindeki şiirsel kaos, dışardaki soğuk gerçeklikle kavuşuyordu. Sessizliği bozdu:

“Bu, herkesin sandığından çok daha karmaşık, Emir. Çünkü ben... senin ve sürünün düşmanlarının arasında doğdum. Ama şimdi, bu lanetli kaderi kırmak için tek çare benim. Sen bunu bilemezsin.”

Kadir’ın soğuk gülüşü daha da arttı.

“Ve sana hizmet ettiğimi mi sanıyorsun, Leyla? Ben ve sen... aslında aynı amaç için savaşıyoruz. Ama sonunda kim galip çıkacak, zaman gösterecek.”

Emir, ellerini yumruk yaptı. İçinde büyüyen ihanetin ağırlığı, ciğerlerini eziyor, her nefesinde biraz daha derinlere çekiyordu onu.

Ay ışığının hafifçesine vurduğu Leyla’nın yüzünde karanlık, iki yüzlü bir sır saklıydı.

Ve şimdi herkes merak ediyordu:

Leyla’nın gerçek planı neydi?

Ve kime, hangi kötü kaderin taşlarını döşüyordu?

---

Gölgeler birbirine karışırken, sürünün kaderi için tüm dengeler altüst olmuştu.

Sessizlik, derin ve soğuktu.

Bütün yalanlar, tek bir kelimenin ardında patlamaya hazırdı.

---

Devam edecek...