NoveliqaAy Işığının Kaderi: Alfanın Laneti / Gecenin Sırları :0%
Log in

Chapter 12

Gecenin Sırları

Kapı aralandığında, kamaradaki loş ışığın arasından beliren siluet, kalbinin en derin köşesine saplanan bir hançer gibiydi Emir Kaan’ın. Gözleri, ilk an donuklaştı; sonra sanki altında buz tutmuş nehir kıpırdadı, ürpertiyle sarmaya başladı vücudunu. Karşısındaki adam, Kadir Yalçın’dı.

Sessizlik, ağır ve boğucuydu. Oda, Kadir’in soğuk nefesiyle dolduran atmosfer sonunda bir patlama yaşamak üzereydi.

Emir’in dili birbirine dolaşmıştı; yutkunurken boğazındaki düğüm, yavaş yavaş kan damlası gibi yayıldı hissettiklerine. “Kadir…” diye fısıldadı; kelime yarım kaldı. Bu çatışmanın, yıllarca içine gömdüğü korkularıyla ve hırslarıyla beslendiğini biliyordu artık.

Kadir’ın gözündeki karanlık, sinsi bir ateşi yansıtıyordu. “Bekliyordun. Ama daha önce kimseyi kapının eşiğinde böyle görmemiştim, Emir.” sesi, soğuk ama davetkardı; altında gizli bir tehdit saklıydı.

Emir adım attı, yumuşak ama sert. “Niçin geldin buraya, Kadir? Sürüyü bölmek için mi, yoksa geçmişimizde gizlenen o laneti yüzüme vurmak için mi?”

Kadir, alaycı bir gülümsemeyle cevap verdi: “İkisi birden, belki de daha fazlası. Ama önce gerçeği bilmen gerek.” Elini cebinden çıkarırken, titreyen parmakları eski, sararmış bir defter tuttu.

O anda, odanın içine sinsice dolan soğuk, ağır bir sis gibi bir his yayıldı. Zaman sanki donmuştu, nefesler yavaşlamış, kalpler sıkışmıştı.

Emir, deftere baktı; sayfalar eskiydi, yazılar ise anlaşılmaz bir dille yazılmıştı. Ama aralarından parlayan birkaç kelime, zihninde kıyametin koptuğunu haber veriyordu: "Sürünün Kanı", "Lanetin Kaynağı", "Hainler".

Kadir hafifçe arkasına yaslandı, gözleri parladı: “Bu defter, atalarımızın en karanlık sırrını saklıyor. Sürünün neden lanetli olduğunu anlamak istiyorsan bu olmadan yapamazsın.”

Emir’in yüreği göğsünde ritmini yükseltiyor, parmak uçları terliyordu. O an kaptığını hissetti; geçmiş, yalnızca tozlu sayfalarda saklı değildi. O, sürünün dokusunda, kanında, hatta nefes alışında bile kıpırdıyor; yeni bir karanlık uyandırmayı bekliyordu.

“Başlamalıyız,” dedi, ağır adımlarla defteri aldı eline.

Ama tam o anda, kapının ardındaki kalan gölge derinleşti, bir ses duyuldu — boğuk, korkutucu bir fısıltı.

“Geçmişin zincirleri kırılmaya başladı, Emir. Bu gece, sürünün kaderi değişecek.”

Herkes birden dondu kaldı.

Kadir’ın gözlerinden yansıyan o kasvetli hevesle, odadan yayılan soğuk ve tahammül edilemez gerginlik, her ruhun içine imi gibi işledi.

Ve uzaktan, ormanın karanlığından parlak bir ay ışığı, titreyen yaprakların arasından süzülüp içeriye süzüldü.

O anda, odanın tam ortasında, eski defterden yükselen ince bir duman belirdi ve yavaş yavaş şekillendi.

O, sadece bir duman değildi.

O, sürünün tek gerçek lanetinin, gözle görülmeyen yüzüydü.

Her nefeste, yüzyılların sakladığı sırlar açığa çıkacak,

Ve bu sırlar, sürüyü yıkıcı bir savaşa zorlayacaktı.

Kadir ağır adımlarla kapıya doğru ilerledi, yeni planını haykırarak:

“Hazır ol, Emir. Çünkü aydınlık sonrası karanlık, hiç olmadığı kadar derin olacak.”

Ve tam o anda; dış kapının ardından şiddetli bir tıklama yankılandı.

*

Devam edecek...