NoveliqaAy Işığının Kaderi: Alfanın Laneti / İhanetin Kıyısında :0%
Log in

Chapter 10

İhanetin Kıyısında

Kapının çarpmasına karışan sessizlik, odada ağır bir sis gibi yayıldı. Serra'nın kelimeleri, boğazlarda düğümlenmiş bir zehir gibi hâlâ duruyordu. İnsanların gözleri, bir sessiz fırtınanın ortasında birbirine kilitlenmişti. Emir Kaan, parmaklarının ucunda şiddetli bir titreme hissederken, o anın bütün ağırlığı omuzlarına çökmüştü.

Serra, yüzünde bir an için sarsılmış, sonra sertleşmiş bir ifadeyle, “Evet,” dedi, sesi kısık ama kesin. “Beni biliyorsunuz… ama kim olduğumu anlamak, çok geç oldu.”

Emir Kaan’ın kalbi, bir taş sürüklenir gibi göğsünde yavaş yavaş batmaya başladı. O an, sürünün kutsal alanı, bildikleri her şeyin temeli çatırdamaya başlamıştı.

“Nasıl… nasıl izin verebildin buraya girmene?” Hazal’ın sesi keskin bir kırılma yaşattı. “Bizi bir yıl boyunca koruyan biz değil miyiz? Sen… sen bizimle değil miydin?”

Serra, alnındaki ince ter damlasını fark etmeden, gözleri yerinden oynamadan, “Yıllarca gölge oldum. Sizin için çalıştım. Ama bazı gerçekler, kimseye söylediğin gibi hissettirmez,” diye fısıldadı. “Kadir… onun planı çok daha büyük. Ben sadece bir aletim artık.”

Emir Kaan, dizlerinin üstüne oturduğu odaya, hafifçe eğilmiş, alın çizgilerini ağırlaştırarak baktı. İçinde, bomba etkisi yaratan itirafın yankıları hâlâ çınlıyordu. Kadir’in oyunu, sadece sürüyü parçalamakla kalmayacak; onları tamamen yok etmeye dönüktü.

“Sürümüzü korumak,” diye mırıldandı Emir Kaan, “ama… ihanet kendi içinde büyüyorsa, ne yapacağız?”

Arkadaşlarından biri, Baran, dudağını ısırıp sessizce yaklaştı, “Dışarısı çok soğuk artık. Soğukluk içimize sızdıysa, onu söküp atmamız lazım.”

“Hayır,” dedi Emir Kaan, gözleri karanlığa sabitlendi. “Sorun sadece Serra değil. Kadir’in casusu, burada, aramızda bir yerde ve bundan sonra her adımımız tehlike demek.”

Serra’nın yüzünde, aniden acı dolu bir ifade belirdi; tıpkı bir avın kapanında sıkışmış gibi. “Benden beklediklerinizi yapamadım… ama düşmanın hamlesini göstereceğim size.”

Herkes birden nefesini tutmuş, ağzına kadar geçmiş suçların ağırlığı altında boğulurken, kapı tekrar çalındı. Bu sefer eliyle bedeni kıvrılıyor, gözlerinde amansız korku ve kararlılık yanıyordu.

Bir an, İçeriye kimse girmedi. Sadece gölge dansları kapının pervazında dolaştı. Sonra bir ses duyuldu.

“Yeniden başlamak adına, size bir önerim var.”

O ses, sürünün kalbine saplanan yeni bir hançer gibi yankılandı.

Serra’nın gözleri, kapıya kilitlendiği anda, herkesin kalbi hızlandı. Bu ses, sadece sürüyü değil, aynı zamanda kaderi de yıkıma sürükleyebilir…

Ve o anda kapı aralandı.

Gerçek yüzler, karanlıkta yeni oyun için hazırdı. ---

Devam edecek...