NoveliqaAteş ve Buzun Kıymıklarında / İhanetin İzleri :0%
Log in

Chapter 6

İhanetin İzleri

Kapı aralandıkça, odanın içindeki karanlık daha da yoğunlaştı. Gözlerimi karanlıkta odaklanmaya zorladım, nefesim düzensiz, kalbim göğsümde fırtına gibi atıyordu. Deniz’in gölgesi, kapının kenarında adeta bir kılıç gibi keskin, tehditkar belirdi. O an zaman yavaşladı, tüm vücudumda buz ve ateş döngüsü başladı.

Sokağın o soğuk rüzgarı, duvarlardan yansıyan sis gibi odama süzüldü. Dizlerimin titrediğini hissettim. “Deniz,” dedim, sesim titrek ama asla beceremediğim kadar kararlı, “Ne istiyorsun benden?”

Gülümsedi, ama o gülümseme ne sıcaklık ne dostluk çırpısıydı. Öfkenin, geçmişin ve hesaplaşmanın soğuk tezahürüydü. “İhanetin izleri silinmemiş, Lara. Unuttuğunu mu sandın onları?”

Yüreğime kimyasal bir yanık gibi oturdu sözleri. Yıllar önce verdiği acının yeniden canlanışıydı bu. Gözlerimi kaçırmadan, içimde kırılan taşları toplamak istercesine, kelimelerimi seçtim: “Geçmiş benimle birlikte gömüldü. Artık o kişi değilim.”

“Değilsin mi?” Deniz’in sesi şimdi bir bıçak gibi keskinleşti ve önüme adım attı. “Geçmişin senin peşinde, Lara. Ben değilimse o seni bırakmaz.”

O an, odanın içi buz gibi bir sessizliğe büründü. İstanbul’un gürültüsü dışarıda bir perde arkasında kaldı; sadece iki yabancı, kendi dramlarında donmuştu.

Deniz’in gözlerinde eski bir savaşın kıvılcımları dans ediyordu. “Biliyorsun ya, senin onca yıl boyunca unuttuklarını... Ben unutmadım. O gece, kalbini paramparça ettim.”

İçimdeki ateş yükseldi. O gece… Gecenin paslı hırıltısı, kan kokusu hâlâ aklımda yankılanırken, şimdi karşımdaki insan bunu bilince yeni elleriyle kavrayabilirdi.

“Ve bugün buradayım,” dedi alçak bir nefesle, “senin hayatını paramparça etmek için. Tek bir hata, tek bir yanlış adım.”

Kelimeler ağır ağır havada asılı kaldı. Gözlerimi ona dikerek cevap verdim: “Hata falan yapmadım, Deniz. Sadece seninle yüzleşiyorum.”

Deniz bir adım daha attı, yüz hatları karanlıkta bile belirginleşti. “Yüzleşmeye hazır mısın, Lara? Çünkü bu sefer sana teslim olmayacağım.”

Yüreğimde bir sıkışma başladı; nefesim kesildi ama geriye çekilmedim. İnanmak istedim; onunla savaşabileceğimi, onu geride bırakabileceğimi. Fakat yüzündeki gölgeler, uzun zamandır içinde tuttuğu intikam ateşinin hala yanmaya devam ettiğini haykırıyordu.

Bir anda kapının ardında güçlü bir vurma sesi yankılandı. Hem benim hem Deniz’in dikkatini büktü. Göz göze geldik, kelimelerimizi ve acı hesaplaşmamızı yarıda bırakarak.

“Kim olabilir?” diye sordum kendi kendime, sessizliğin içinde çığlık atan kalbimi bastırarak.

Deniz düşman bakışlarını biraz yumuşattı ama hala içimde yanan yangını hissettirdi. “Önümüzde daha büyük oyunlar var, Lara. Bu sadece başlangıç.”

Kapıya doğru yürürken var gücümle sessizce dedim: “Hazırım. Sen de hazır ol.”

Ve tam o anda, kapının pervazına doğru sanki yılların sırları ve intikamın en derin yaralarıyla birlikte yeni bir gölge biçim aldı.

(DEVAM EDECEK)