NoveliqaAteş ve Buzun Kıymıklarında / İlk Dokunuş :0%
Log in

Chapter 12

İlk Dokunuş

Kapı aralandığında, zaman aniden yavaşladı. Deniz’in gözlerindeki kırılgan alev, odayı gizemle doldurdu. Lara, nefesini tuttu; kalbindeki düğüm biraz daha sıkıştı, sanki soğuk bir rüzgâr karanlıkta dolaşıyor, teninin her dokunuşunu buzla örüyordu.

Deniz ağır adımlarla yaklaştı. Her hareketi sessiz ama keskin bir bıçak kadar netti. Lara, kendini geri çekmek istedi ama ayakları sanki yere mıhlanmıştı; korku ve merakın izdüşümü yüzündeydi.

“Beni bekliyor muydun?” dedi Deniz, sesi alçak ve yumuşaktı, ama kelimelerin altında yanan eski öfke hala gizliden sızıyordu.

Lara dudaklarını ısırdı. “Seninle karşılaşmayı kim beklerdi ki... Hele böyle, bu kadar aniden.” Cümle tamamlanmamış, havada asılı kalmıştı. Yine de içinde saklanmaya çalışan başka bir duygu vardı, utançla karışık.

Deniz yaklaştı, elleri cebinde, ama beden dili hapisteki bir tutsak gibi gergindi. “Yıllardır düşündüm seni, Lara. Ne yaptığını, kim olduğunu... Ve şimdi burada, karşımda…”

Bir adım daha attı. Aralarındaki mesafe eriyordu, erirken de her şeyi bulaştıracak kadar tehlikeliydi. Lara yutkundu, kalbi kıpır kıpırdı, sanki bir bomba saatliydi içinde.

“Seninle her şeyi bitirmek istiyorum,” diye devam etti Deniz, sesi kırılgan ama azimliydi, bir savaşın son anındaki teslimiyet gibi.

“Bitirmek...” kelimesi Lara’nın dudaklarında yankılanıyordu. “Ya bitmediğini düşündüğün şeyi hep biz taşırsak?” dedi, gözlerini Deniz’in gözlerine kilitleyerek.

İki eski düşman, yılların küllerinden doğan bir yangının tam ortasındaydı.

Deniz bir an duraksadı, sonra elini kaldırdı, sanki kararsızlığın sınırında yürüyordu. Parmağı Lara’nın yüzüne yaklaştı... o an, hava iyice yoğunlaştı; odadaki ışıklar sanki sadece onlar için yanıyordu.

Lara gözlerini kapattı, bu beklenmedik dokunuşun ateşi cildinde dalgalandı. Parmak ucu, yanağında küçük bir titreme yarattı; o eşiğe varmışlardı ki artık eski defterler kapanmamıştı, sadece yeni sayfalar açılıyordu.

Deniz’in eli aniden çekildi, ama alnının derinliğinde bir iz bırakmıştı.

“Bunu neden yaptığını biliyorum,” dedi Lara. “İntikam değil bu, başka bir şey.”

Deniz’in gözleri karardı, içindeki fırtına kudurdu. “Belki de senin gibiyim, Lara. Yalnızca ilk dokunuşla başlayan yaraları tamir etmeye çalışıyorum.”

O an, Lara’nın içindeki savaş ve aşk birbirine karıştı. Kalbi alışılmadık hızla çarpmaya başladı; neye tutulduğunu bilemeden, kendi sınırlarında kayboldu. Deniz’in asıl amacı neydi?

Bu soru zihnini sararken, kapı tekrar çarptı. Odaya yeni bir sessizlik indi; ancak bu sessizlik, içinde daha fazla fırtına barındırıyordu.

Lara, nefesini tutmuş, kırılgan umutların içinde kaybolurken Deniz ise yüzündeki kasveti gizleyemiyordu.

Ve her ikisi de biliyordu ki, bu ilk dokunuş, kaçınılmaz bir sonun başlangıcıydı.

(Sonuçlanmadı...)