Noveliqa EmblemNoveliqa✦
探す
ランキング
ライブラリ
ログイン
NoveliqaNoveliqa

小説やウェブ漫画をいつでも — 恋愛、復讐、ファンタジーなど。

クイックリンク

  • ホーム
  • 発見
  • リワード
  • ブログ

リソース

  • FAQ
  • お問い合わせ
  • マイアカウント

最新情報を受け取る

新着チャプターと限定オファーをお届けします。

© 2026 Noveliqa. 無断転載禁止。

プライバシーポリシー利用規約クッキーポリシー

大きな物語を、一話ずつ。

NoveliqaSözleşmenin Ardındaki İhanet / Çaresizliğin Kıyısında :0%
ログイン

第{{num}}話 1

Çaresizliğin Kıyısında

Azra, sabahın erken saatlerinde İstanbul’un gri sisinin arasında küçük, eski dairesinin penceresine yaslanmıştı. Kahvesinden yükselen sıcak buhar burnuna doluyordu ama içi buz kesmişti. Yerin hemen altındaki soğuk taşa basan ayakları, sığınağın duvarlarından yansıyan yorgunluğunu bir türlü üzerinden atamıyordu. Banka hesaplarındaki eksi rakamlar, kredi kartlarından gelen uyarılar ve gün geçtikçe büyüyen kira borcu... Hepsi ağır bir yük gibi omuzlarından aşağı çekiliyordu.

“Bir çıkış yolu yok.” diye fısıldadı kendi kendine.

Küçük ellerini masanın üstüne bastırdı. Parmak uçlarında hafif bir titreme vardı. Avlusundan gelen gürültülerden kopuk, dünya onun etrafında sessizce yıkılıyordu.

Telefonu titredi. Ekrandaki numara, yaşamındaki son dalgayı hatırlatır gibiydi: şirketin avukatı. Derin bir nefes aldı, korkunun yerini çaresizliğin keskin kenarı aldı.

“Bay Demir, durumu görüşmemiz gerek,” dedi avukatın sesi, soğuk ve resmi, ama altında bir aciliyet vardı.

“Anlıyorum,” dedi Azra. “Ne zaman ve nerede?”

“Bugün öğleden sonra... ofisimde.”

Telefonu kapattığında, zamanın onu hızla erittiğini hissetti. Burası, anlattıklarıyla yıkılacak hayatının eşiğiydi.

Ardından kapı zilinin keskin sesi çaldı. Hipnotize olmuşçasına yürüdü kapıya doğru. Açtığında, karşısında kendinden emin, şık kesimli siyah takım elbisesi içinde Arda Yalçın duruyordu. Saatinin soğuk metalinde İstanbul’un karanlık yansımaları dans ediyordu.

“Azra,” dedi Arda, tonunda sır dolu bir sertlik vardı. “Durumunu biliyorum. Teklifim var.”

Azra'nın gözleri kısıldı. “Sana ne benim durumumdan?”

“Ben sana yardım etmek istiyorum. Ama bu, karşılıklı faydaya dayalı bir anlaşma. Sözleşmeli evlilik.”

Cümlenin arkasında sahte bir iyilik değil, keskin, hesaplı bir manevra vardı. Azra’nın kalbi boğazına tırmanırken elleri istemsizce sıkıştı.

“Ne demek istiyorsun? Böyle bir şey yapamam,” dedi, sesi titriyordu ama kararlıydı.

Arda gülümsemedi. “Bu sadece bir sözleşme, Azra. İkimizin de sırlarını koruyacak, sana yeni bir hayat sunacak. Hem sen, hem ben kaybettiğimiz her şeyi geri kazanacağız.”

“Sözleşme… Neler yazılı olacak içinde?” Azra, kelimeleri yutkunarak sordu.

“Gizlilik, sadakat, güç... Ve tabii ki, karşılıklı çıkarlar.” Arda’nın gözleri karanlık bir kuyu gibi içine çekiyordu. “İstanbul’un üst katlarında sadece parayla değil, sırlarla da oynanıyor. Sen bu oyuna katılmak istemez misin?”

Azra, ciğerlerinin içinde fırtınalar koparken, düşünceleri darmadağın olmuştu. Eğer bunu kabul ederse, sevdiklerini koruyabilir miydi? Ya geçmişindeki karanlık sır açığa çıkarsa?

“Sana bir gece düşünecek zaman veriyorum,” dedi Arda, arkasını dönüp kapıdan çıkarken duraksadı. “Ama unutma; böyle bir teklif bir daha gelmeyebilir.”

Kapı yavaşça kapandı. Azra, kapının önüne yığıldı, nefesi kesilmiş, gözlerinde korkuyla karışık bir kararlılık belirmişti. Arda’nın sert ve gizemli bakışları aklını dağında geziniyor, ona yüzlerce soruyu fısıldıyordu.

“Gerçekten ne istiyorsun benden, Arda?” diye mırıldandı. Ve bu sorunun cevabı, tüm hayatını değiştirecek güçteydi.